İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 27 / 348
27

► (005) ◄

Bu kerre irsâl buyurulan Mektûbatü'n-Nur zeyilleri, emsâli gibi hoş, güzel ve bedî'dir. Eserlerin Nur ism-i azîminin tecellîsi olduğuna, ihtiyaca ve hâl-i âleme göre yazdırıldığına bence asla şübhe kalmamıştır. Bunu küçük misâl ile te'yid etmek isterim. Mülhidler çok ileri gidiyorlar. Meselâ:......... ilâ âhir.

İşte bu ahmakların hezeyanına ve her nev'i iğfallerine ve zâhiren süslü laflarına kanmayarak, îmân ve i'tikàdlarında sâbit-kadem olmaları için erbâb-ı îmâna kuvvet ve zümre-i tuğyana kahr ve şiddetle ders-i ibret verecek pek münâsebetli sözler, mevzû-i bahs âsârda ayân-beyân görülmektedir.

Hayfâ ki, bu nurlar şimdilik (Hâşiye) [^3] lihikmetin pek mahdûd sahada ve ancak mü'minler içinde neşredilebilir.

[^3]:(Hâşiye) Bundan otuzbeş sene evvel.

اَلصَّبْرُ مِفْتَاحُ الْفَرَجِ ❀ اِنَّ اللهَ مَعَ الصَّابِرِينَ

Hulûsî ∗∗∗

► (006) ◄

Otuzikinci Sözün Üçüncü Mevkıfı’nı da Hakkı Efendi kardeşimizle merak ve dikkatle okuduk. Cidden çok àlî mefhûmu var. Tavsife bu âcizin kudreti olsa belki bu ikinci nokta için pek ziyâde rahatsız etmeğe cesâret ederdim. Heyhât ki diğer hususatta olduğu gibi bunda da sıfrü'l-yed bulunuyorum. Yalnız hulûs ve sâfiyetle ve kısaca derim: Belki diğer bütün Sözler’in daha fevkınde parlayan bir necm-i nur-efşândır.

(Doktordan Mi'râc’ı nasıl bulduğunu sordum. Doktor Kemâl der: “Eserin pek büyük kıymetini takdir etmek için İslâm olmağa bile lüzum yok, insan olmak kâfî” cevabını verdi.)

Hulûsî ∗∗∗

► (007) ◄

Bizler ki –Elhamdülillâhi teâlâ– âhiret kardeşiniz, Kur'ân hizmetinde âciz hizmetkârınız, esrâr-ı Kur'âniyenin beyânında –Eşşükrülillâhi teâlâ– Ashâb-ı Kehf gibi musâhibiniziz. Liyâkat ve kifâyetimizin çok fevkınde, mahzâ bir lütûf ve inâyet-i Samedânî olarak talebeniz bulunuyoruz. Bundaki niam-ı Sübhâniyeye hamd ve şükürden âciz bulunuyoruz.

Hulûsî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.