sebeb-i sukùtu olan tama'a girmeye ihtiyar benden selbedildi. Hem eğer, sizin hediyenizi kabûl etseydim çok zâtların ya kalbi kırılacaktı veyâhut elli senelik kaidem bozulacaktı.
Orada ve civarınızda bulunan eski talebelerim ve kardeşlerime birer birer selâm ve duâ ediyorum ve onların duâlarını istiyorum.
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Kardeşiniz
Said Nursî ∗∗∗
► (120) ◄ Said Nursî’nin fıkrasıdır
(Said Nursî’nin fıkrasıdır)
بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz, Sıddık, Sâdık, Çalışkan Kardeşim! Hizmet-i Kur'ânda Arkadaşım Re'fet Bey!
Senin gördüğün vazife-i Kur'âniyenin hepsi mübârektir. Cenâb-ı Hak sizi muvaffak etsin, fütûr vermesin, şevkinizi artırsın.
Senin vazifen yazıdan daha mühimdir. Yalnız, yazıyı terk etmeyiniz.
Uhuvvet için bir düsturu beyân edeceğim ki; o düsturu cidden nazara almalısınız. Hayat, vahdet ve ittihâdın neticesidir. İmtizackârâne ittihâd gittiği vakit, manevî hayat da gider.
﴾ وَلاَ تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ ﴿ işâret ettiği gibi, tesânüd bozulsa cemâatin tadı kaçar. Bilirsiniz ki üç elif ayrı ayrı yazılsa kıymeti üçtür. Tesânüd-ü adedî ile ictimâ' etse yüz onbir kıymetinde olduğu gibi, sizin gibi üç-dört hàdim-i Hak, ayrı ayrı ve taksimü'l-a'mâl olmamak cihetiyle hareket etseler kuvvetleri üç-dört adam kadardır. Eğer hakîki bir uhuvvetle, birbirinin faziletleriyle iftihar edecek bir tesânüdle, birbirininin aynı olmak derecede bir tefânî sırrıyla hareket etseler, o dört adam, dörtyüz adam kuvvetinin kıymetindedirler.
Sizler koca Isparta’yı değil, belki büyük bir memleketi tenvir edecek elektriklerin makinistleri hükmündesiniz. Makinenin çarkları birbirine muâvenete mecburdur. Hem birbirini kıskanmak değil, belki bil'akis birbirinin fazla kuvvetinden memnun olurlar. Şuûrlu farz ettiğimiz bir çark, daha kuvvetli bir çarkı görse memnun olur. Çünkü, vazifesini tahfif
