muâmele eylesin. Nefsimi düşünmekten kat'-ı nazar etmeyi, yine o zamanlarda çok fâideli görüyordum. Bundaki hikmet nedir?
Sâlisen: Esmâ-i Hüsnâdan Rahmân ve Rahîm isimleri en a'zam mertebede olduklarından mı, yoksa başka sebeb ve hikmetle mi, بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ kelimesi içine dâhil olmuşlardır? Bu da şu mektûbu yazarken kalbime geldi, ben de soruyorum.
Azîz ve muhterem Üstadım! Sizin vücûdunuza yalnız bizler değil, bütün Âlem-i İslâm muhtaçtır. Çünkü mü'minlerin îmânına kuvvet veren, gâfilleri uyandıran, dalâlete düşenlere râh-ı hidayeti gösteren, hükemâ-yı felâsifeyi beht ve hayrette bırakan Kur'ân-ı Mübînden nebeân ve lemeân eden o kudsî Sözler’in vücûduna vâsıta oldunuz. Hemen Cenâb-ı Erhamürrâhimîn azîz Üstadımızı sıhhat ve âfiyette dâim ve Ümmet-i Muhammed üzere kàim buyursun, âmîn bihürmeti Seyyidi'l-Mürselîn.
Hulûsî ∗∗∗
► (002) ◄
Risale-i Nur mektûblarından bu mektûbunuzun bendeki te'sirlerini hülâsaten arzedeyim:
Sıhhat ve âfiyetinizin devamı, şükrümü; bu gibi mesâilin hallini isteyenlerin vücûdu, ümîdimi; nazarımda ilim sayılacak herşeyi sizden öğrendiğim için bu vesile ile hakikat sahasındaki ma'lûmâtımı; hasbe'l-beşeriye fütûr hâsıl oluyorsa, şevkimi; hasta bir talebeniz olduğumdan Kur'ânın eczâhânesinden verdiğiniz bu ilâçlarınızla sıhhatimi, matbaha-i Kur'ândan intihâb buyurduğunuz bu gıdâlarla bütün hâsselerimin kuvvetini, hayatın beş derecesini de ta'lim, mevtin itibarî bir keyfiyet olduğunu tefhim, i'dâm-ı ebedînin mutasavver olamayacağına kalbimi takvîm buyurduktan sonra Allah için muhabbetin her hâlde bu hayat derecelerinde de devam ederek hayat-ı bâkiyede bâkî meyvesini vereceğini işâret buyurmakla müddet-i hayatımı nihâyetsiz artırmağa sebeb olmuştur.
Risale-i Nur ile ihdâ buyurduğunuz duâlar, zâten her gün sevgili Üstadı düşünmeğe kâfî gelmektedir. Kur'ânın nihâyetsiz füyûzâtından, tükenmez hazinesinden inâyet-i Hak’la edindiğiniz ve tebliğe me'zun olduğunuz mânâları, cevherleri göstermekle, bildirmekle de bu bîçâre ve müştâk talebe ve kardeşinize sonuna kadar ders vermek istediğinizi izhâr ediyorsunuz ki: Bu sûretle de ebeden ve teşekkürle gözümün önünden, hayâlimden ayrılmamaklığınız te'min edilmiş olunuyor.
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبِّى
Hulûsî ∗∗∗
