► (253) ◄
بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ
Ciddi, Sıddık, Dikkatli, Hakikatli Kardeşim Re'fet Bey!
Cenâb-ı Hak, yeni hayatınızı mübârek eylesin ve refîka-i hayatınızı, hayat-ı ebediyenizde, Otuzikinci Sözün Üçüncü Mevkıfı’nın âhirlerindeki Üçüncü İşârette refîka-i hayata dair va'de ve sıfata mazhar eylesin, âmîn.
Bu defaki mektûbun çok güzeldir. Arkadaşlarının fıkraları içerisinde Yirmiyedinci Mektûb içine dercedeceğim. Ara sıra yazı ile meşgul olsanız, iyi olur. İnşâallâh yeni hayatınız, size risalelerin hakàikına karşı yeni bir şevk uyandıracak.
Kardeşim! Sen, Husrev, Âsım nazarımda çok kıymetdârsınız. Cenâb-ı Hak sizleri ve sizin gibileri Kur'ân hizmetinde sâbit-kadem ve fedâkâr ve kemâl-i sadâkatte dâim ve muvaffak eylesin, âmîn.
Orada Şeyh Mustafa, Lütfü, Rüşdü gibi kardeşlerime çok selâm ediyorum.
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Kardeşiniz
Said Nursî ∗∗∗
► (254) ◄
بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz, Sıddık, Ciddi, Samîmî Âhiret Kardeşim ve Hizmet-i Kur'âniyede Çalışkan Bir Arkadaşım Re'fet Bey!
Mektûbunuz beni mesrûr etti. Biliniz ki, iki sene evvel mâbeynimizde harâretli bir uhuvvet başladı. Sonra bazı ârızalarla ileri gitmedi. Müjde, şimdi ileri gidiyor. Çünkü Husrev bana yazdığı mektûbunda, senden çok memnun olduğunu, Barla’dan döndükten sonra seni istediğim tarzda bana gösteriyor. Demek tam onunla ittihâd ve teşrîk-i mesâî ediyorsun. Elinden geldiği kadar onunla münâsebeti kuvvetleştir.
Hem herbir hàs talebenin mühim bir vazifesi, bir çocuğa Kur'ân öğretmek olduğundan sen bu vazifeyi yapmağa başladın. Sen birinci talebelerden olduğundan inşâallâh senin çocuğun da birincilerden olacaktır. Mâdem çocuk benim de evlâd-ı maneviyemdir; ona verdiğin ders, yarısı senin nâmına ise yarısı da benim hesabıma olmalıdır.
