► (291) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا
Azîz, Sıddık, Muhlis Kardeşim ve Îmân Hizmetinde Sebatkâr, Metîn Arkadaşım!
Evvelâ: kat'iyyen bil, sen eski mevkiini Nur dâiresinde, tam muhâfaza ediyorsun. Ve senin ile muhâbere hiç kesilmemiş. Ben, kardeşlere yazdığım mektûbumda “Azîz, sıddık” dediğim vakit dâima saff-ı evvelde Hulûsî de muhâtabdır. Senin bu ağır şerâit altındaki nurlu hizmetlerine, bin bârekallâh deriz. Ve bu bîçâre hasta kardeşine ettiğin çok yüksek duâna binler âmîn deyip, Allah senden râzı olsun, sizi tebrik ederiz.
Sâniyen: Lillâhi'l-Hamd, Nurların her tarafta fütûhâtları var. En ehemmiyetli yerlere sizin gibi kahramanlar gönderiliyor. O havâlide ve Kars’ta Nurlarla alâkadar kardeşlere, hususan biraderzâdem Nihad’a, çok selâm ve selâmetlerine duâ edip duâlarını isteriz.
Buradaki nurcular size arz-ı hürmetle çok selâm ediyorlar.
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Kardeşiniz ve seni unutmayan
Said Nursî ∗∗∗
► (292) ◄
Azîz Kardeşim!
Beni merak etme, Cenâb-ı Hakk’ın inâyeti devam ediyor. Hem de dünya mâdem geçer, meraka değmiyor. Sen her günde belki yirmi defa duâda tahattur edilirsin.
S. A. ∗∗∗
► (293) ◄
Nur’un makinistleri, Medresetü'z-Zehrâ’nın fa'âl, muktedir şâkirdlerinden Terzi Mehmed, Halîl İbrahim, masûmların küçük kahramanlarından Talat ve arkadaşları hem bizleri, hem bütün Nur şâkirdlerini memnun ettikleri gibi, inşâallâh ileride bu memlekete, bu Hizmet-i Nuriye ile çok büyük fâide ve netice verecekler.
