► (288) ◄ Küçük Husrev Mehmed Feyzi’nin bir fıkrasıdır
(Küçük Husrev Mehmed Feyzi’nin bir fıkrasıdır)
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ
Kıymetdâr Üstadım, Efendim!
Çeşm-i im'ânımla kıldım, Risale-i Nur’a nazar
Yoktur imkân yaza mislin, efrâd-ı beşer.
Bu ne elfâz, bu ne mânâ, bu ne üslûb-u hasen,
Okudukça müncelî olmakta, dâim bir hüsün.
Bârekallâh, ey mukaddes Nur-u Hüdâ,
Sendedir envâr-ı tevfik-i İlâhî, rûşenâ.
Âfitâbın nuru zâildir, bu nur emân verir,
Subh-u mahşerde uyûn-u mü'minîne incilâ.
Her harfi şem'a-i feyz-i İlâhî, cilveger,
Zevk alır baktıkça insan, bütün eşyadan geçer.
Eyliyor ta'lim-i îmân-ı tahkîkî cümle âleme,
Kim okur sıdk ile, iner feyz-i Rahmân kalbine.
Hall eder tılsım-ı kâinâtı, her harfi dünyaya değer,
İlm-i nâfi'dir, yazılır ecr-i cezîl, tâ kıyâmet bîkeder.
Hâsılı, bilcümle meknûzât-ı hikmet-perverin,
Herbiridir ehline, bir âfitâb-ı Hak-nümâ.
İlâhî bihakkı esmâike'l-hüsnâ,
Tâ kıyâmet münteşir olsun, uyûn-u ehl-i hak bulsun cilâ.
Ey müellif-i Risale-i Nur, ger edersin iftihar, becâdır,
Gıbta ederse cümle ihvânın sana, çok sezâdır.
