İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 49 / 348
49

► (055) ◄ Bu fıkra Hulûsî-i sânî Sabri’nindir

(Bu fıkra Hulûsî-i sânî Sabri’nindir)

Bekledim, tâ ki Onuncu Söz neşredilmiş, işbu kıymeti, mükevvenâta fâik olan mübârek nurlu eserden bir nüshacık ihsân buyuruldu. Hemen aldığım dakikada, zîrûhtan hàlî ve zümrüd-misâl yeşillenmiş nebâtât arasında bir ağacın altına gittim. Lâkin mevsim itibariyle haliçe-i zemin gayet revnâkdâr ve envâ' türlü çiçeklerle müzeyyen ve muhteşem ise de ânifü'l-beyân eser, âlem-i bekànın sened-i hakîki ve kat'îsi ve en kavî ve gayet rasîn ve son derece güzel naklî ve aklî ve mantıkî ve ta'rifi imkânsız bir delâil ve berâhin-i kat'iyye ile müsbet ve hattâ haşir hakkında ayağı kayarak mühlik uçurumlara giden ve en fenâ bataklıklara düşen, hüsran ve dalâlette boğulan pek çok kimseleri dakîk ve amîk işârât ve hakàikı ile ihyâ ettiğini ve edeceğini alâ-kadri'l-istitâa öğrendim.

Her ne kadar o kıymetdâr eserin derecât-ı refîa ve mühimmesini hattâ en kısa bir cümlesini bile hakkıyla anlayabilmek ve o hususta söz sarfedebilmek bidâamın fersah fersah fevkınde ise de menba'-ı hakîkisi bulunan Furkàn-ı Mübîn’den tam bir feyz alan ve emsâli görülmemiş bir şâheser olduğunu anladım. Bu fakir, şiddetli acz ve zaafımla, bîhadd bahr-i hakàika daldım ve bahr-i muhît-i nura girebilmeğe şu mübârek eser, elmas bir miftâhım oldu. Binâenaleyh havass ve hàvâsu'l-hàvâs, dikkatle onu mütâlaa ederlerse daha ne derecelerde hakàik-ı İlâhiye ve maârif-i Rabbâniye müşâhede ederek iktisab-ı füyûzât edeceklerini tahmin edemem.

Bundan başka şu nurânî ve ulvî ve kudsî eser, numarası itibariyle dokuz eserin daha mukaddimen sebkat ettiğini îmâ ve işâretle beraber ve “On” numaradan sonra daha bir çok eserlerin vücûdunu mutazammın bulunmasına dair bir hassâsiyet-i kalbiye uyandırdı. Sonra anladım ki: Kur'ân-ı Hakîm’in nur ve ziyâdâr menba'ı cûş u hurûşa gelmiş, Furkàn-ı Hakîmin elmas maâdininden dehşetli bir infilâk husûl bulmuş, Sözler nâmında hadsiz tiryâklar ve mücevherât zâhir oldu. Pek çok kulûb, def'-i maraz ve kesb-i âfiyet etti. Furkàn-ı Mübîn’in feyziyle Sözler’inin her birini herkese görmek müyesser olmayan gayet dakîk ve amîk beyânât-ı hàrikalarını röntgen makinesi ile temsîl ediyorum. Nasıl o röntgen şuâı şu uzuvların içindeki en hafî ve ince hâli görüyor, gösteriyor, öyle de; nurların hazinedarları olan Sözler dahi, hakàik-ı eşyada en ufacık zerreleri bile görmek ve göstermek hàssasını hâizdir.

Sabri ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.