Şimdi amcacığım ve büyük üstadım! Habîs olan nefsimle mücâdele edebilmek ve onun hevâî ve bilâhare elem verici olan arzularını yapmamak ve dinlememek için teehhül etmek mecburiyetinde kaldım ve şimdi artık her cihetle Cenâb-ı Hakk’ın lütûf ve keremiyle rahatım. Kimsenin dediğini, şer ise duymamazlığa gelir ve kimse ile fenâ hasletleri kapmamak için ihtilât etmemekteyim. Dâirede müddet-i mesâîden haric zamanlarımı kendi evimde Cenâb-ı Hakk’ın şükrü ile geçiriyorum. Bundan başka ey amca! Sizden sonra şimdiye kadar en çok beni îkaz ve fenâ şeylerden men'eden, üstad-ı a'zam ve mürşidim olan bu âyet-i kerîmeden duyduğum ve hissettiğimdir:
﴿ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴾ ﴿ اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلٰٓى اَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَٓا اَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ اَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ ﴾
Ve öyle biliyorum ki o gün de pek yakındır (Hâşiye-1) [^5] .
[^5]:(Hâşiye-1) Cây-i dikkattir, vefâtını haber veriyor.
اَللّٰهُمَّ لاَ تُخْرِجْنَا مِنَ الدُّنْيَا اِلَّا مَعَ الشَّهَادَةِ وَالْاِيمَانِ
Duâm bu ve i'tikàdım böyledir ve böyle de îmân ederim (Hâşiye-2) [^6] .
[^6]:(Hâşiye-2) Hem îmân ile gideceğini haber veriyor.
آمَنْتُ بِاللهِ وَمَلٰئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ وَبِالْيَوْمِ الْآخِرِ وَبِالْقَدَرِ خَيْرِهِ وَشَرِّهِ مِنَ اللهِ تَعَالَى وَالْبَعْثُ بَعْدَ الْمَوْتِ حَقٌّ اَشْهَدُ اَنْ لااِلٰهَاِلَّااللهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ
(Haşiye-3) [^7]
[^7]:(Hâşiye-3) Âhir nefesteki kelimât-ı îmâniyeyi âhir-i mektûbunda zikretmesi dünyadan kahramancasına îmânını kurtarıp öyle gideceğine işâret eder.
Biraderzâdeniz
Abdurrahman
► (024) ◄
Demek Onuncu Söz, onun hakkında bir mürşid-i hakîki hükmüne geçmiştir ki; birden onu derece-i velâyete çıkararak şu üç kerâmeti söylettirmiştir. Benden sekiz sene evvel ayrılmış, Onuncu Söz eline geçmiş, mektûbunun başında söylediği gibi çok azîm istifade edip sekiz sene zarfında aldığı kirleri onunla silmiştir. Hattâ tayyedilmiş, mektûbunun diğer bir parçasında Onuncu Söz’ün şevkinden demiş: “Yazdığın Sözler’in hepsini bana gönder, kendi hattımla herbirisinden otuzar nüsha yazar ve yazdırırım. Tâ intişar edip kaybolmasın.” İşte böyle bir kahraman vârisi kaybettim. Rûhuna El-Fâtiha.
Said Nursî ∗∗∗
