İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 323 / 348
323

► (282) ◄ Ahmed Nazîf Çelebi’nin bir fıkrasıdır. Bayram münâsebetiyle kabûl edilmeyen bir hediye için yazmıştır

(Ahmed Nazîf Çelebi’nin bir fıkrasıdır. Bayram münâsebetiyle kabûl edilmeyen bir hediye için yazmıştır.)

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَـاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا

Çok Azîz ve Çok Kıymetli, Müşfik ve Fedâkâr Üstad-ı A'zam Efendim Hazretleri!

Hazineler dolusu mücevherâttan daha fazla, hattâ bu fânî dünya hayatının zînetleriyle ölçülemeyecek derecede kıymetdâr mektûbunuzu, mübârek Ramazan-ı Şerîf’in yirmiüçüncü günü akşamı, iftardan on dakika evvel postadan aldım. Cenâb-ı Allah kabûl buyursun, iki iftarı bir yaptım.

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبِّى

Evvelce yazdığım uzun satırların mâlâyanî ve boşluğundan, fazla meşgul ettiğimden ve gerek bizim ve gerekse mübârek Zekeriya kardeşimizin kıymetsiz, değersiz hediyelerini, me'zuniyetsiz kabûl ederek, takdim etmek cesâretinde bulunduğumdan mütevellid, azîz Üstadımın adem-i kabûl ve hoşnudsuzluğuyla tekdirâtına ma'rûz kalacağımdan korkarak intizarda iken, müvezzi' iki mektûb verdi. İftar vakti dar olduğundan, ayakta zarfı açtıktan sonra, kıymet takdir edemediğim çok şirin ve câzib olan hatt-ı fâzılâneniz, sanki, “Korkma!” diye hitâb ediyormuş gibi, tebessüm ederek gözüme ilişince, sürûrumdan okuyamadım. Hemen hâneme koştum, iftar ile beraber okumağa başladım.

Sevgili ve müşfik Üstadım! Muhyiddin-i Arabî Hazretlerinin tebşîratı hâtırıma geldi. Zât-ı fâzılânelerindeki gördüğüm şefkat-i pederânenin, o büyük zâtın haber verdiği şefkat-i pederâneyi hâiz bulunduğunuza îmân ettim. Kàdir-i Mutlak Hazretleri siz Üstadımızdan kat kat râzı olsun ve bizleri de, hizmetinizde ve Hizmet-i Kur'ân’da dâim ve sâbit eylesin ve Üstadımızın kıymetli ve kudsî işâretlerine ve kıymetli duâlarına mazhar eylesin. Âmîn bihürmeti Seyyidi'l-Mürselîn...

Şefkatli Üstadım!.. Hizmet-i Kur'ânda ve Risale-i Nur’un neşriyatındaki zerre-i vâhide kabîlinden olan mesâînin, nezd-i àlî-i Üstadânelerinde hüsn-ü kabûle mazhariyeti, zaîf, âciz, fakir hizmetkârınız ve iktidarsız, idraki nâkıs, ihâtası dar, şuûru muhtel talebenizi ne derece sevinç ve sürûra kalbettiğini ta'rif edemem.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.