► (199) ◄ Vezirzâde Mustafa’nın fıkrasıdır
(Vezirzâde Mustafa’nın fıkrasıdır)
Üstadım!
Beş vakit namazdan sonra, hakk-ı fâzılânelerinize duâcıyım ve duânızı ricâ ediyorum. Mesleğinize ve neşrettiğiniz Risale-i Nur’a karşı hissiyatımı, dilimle beyân edemiyorum. Ben ümmîyim, sâir kardeşlerim gibi ifâde-i merâm edemem. Fakat felillâhilhamd, kalb ve rûhum Risale-i Nur’un te'sirâtıyla intibâha gelmişler.
Kalbimin intibâhını rüyalarımla anlıyorum. Zâten bu gaflet ve zulmet zamanının yakaza âlemini, ağır bir uyku âlemi ve uyku âlemini ise, bir derece yakaza âlemi görüyorum. Onun için siz Üstadıma karşı rüyalarımla size arzediyorum.
İşte, bir rüyamın hülâsası şudur ki: Bir câmide sizinle beraber bulunuyoruz. Avlusunda bazı talebe arkadaşlarımla temizlik yapıyoruz. Bir otomobil zuhûr etti. Mescidin yakınında duruyor. İçinde Resûl-i Ekrem (A.S.M.) bulunuyor. Sonra bir dere açıldı, fâsıla verdi. Tâbirini siz Üstadıma havâle ediyorum. Yalnız ben bundan hissediyorum ki: Resûl-i Ekrem’in (A.S.M.) Sünnet-i Seniyesini ihyâya çalışan ve neşreden Risale-i Nur, Resûl-i Ekrem’in (A.S.M.) takdir ve tahsinine mazhar olmuş ki, imdâd-ı rûhâni ile câmimiz olan bu vilâyete manevî teşrîf etti. Fakat ehl-i dalâlet desîseleriyle, Sünnet-i Seniye hizmetkârlarını müşevveş ediyorlar. Üstadlarıyla görüşmemek için mâniler teşkil ediyorlar.
İkinci rüyamın hülâsası şudur ki: Bir mezaristanın nihâyetlerinde kesretli harmancıların buğday savurduğunu ve ileride iki kapılı muhkem bir kale gibi yapılmış bir saray içinde Hazret-i Gavs-ı Geylânî oturmuş, gayet kalabalık insanlar varmış, gördüm. Ziyaret ettim. Tâbirini siz Üstadıma havâle edip fakat bundan hissediyorum ki; mezaristan geçmiş zamandır. O harmanlardaki kesretli buğdayları savuran, bu zamandaki Risale-i Nur’un nâşirleri ve talebeleridir ki, rûhların manevî rızkını yetiştiriyorlar. Hakikat tanelerini evhâm ve hayâlât samanlarından tasfiye ediyorlar. Bu talebelerin Üstadının en mühim bir Üstadı olan Hazret-i Gavs-ı Geylânî, muhkem kale gibi bir sarayda oturduğunu ve onlara üstadlık ettiğini ve o etrafındaki kalabalık da ve kendi fazla meşguliyeti, kerâmet-i Gavsiyesiyle izhâr ettiği gibi, Risale-i Nur talebelerine karşı himmet ve duâsıyla fazla meşgul olduğunu fehmediyorum.
Ümmî talebeniz
Mustafa ∗∗∗
