İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 312 / 348
312

belki bu hâlin şiddetle ve belki fedâisi olarak aleyhte olduğuma, vicdânı­mın tasdiki kâfî bir şâhiddir.

Ahmed Husrev ∗∗∗

► (275) ◄ Hâfız Ali’nin bir fıkrasıdır

(Hâfız Ali’nin bir fıkrasıdır)

Azîz Üstad!

Bu asrın sisli, semli revâcı (şecere-i kâinâtın meyvesi olan insanın nüve, lübb, kışır gayelerini) zâil ve fânîye, zillet ve gurura, âfil firâka, zâhir bâtıla, atâlet ademe, hırs ve hayvaniyete, câmid ve abesiyete, başıbozukluk ve hiçliğe sevk ile, o meyvenin kısm-ı a'zamının ölüp ekallinin de ölmek ve tefessühü ânında, mezkûr şecerenin merkez üzerine karîb, Isparta dalına ta'lik edilen, Hakîm-i Mutlakın etemm, ekmel şifâhânesi olan Kur'ândan nebeân eden Tiryâk, “Notalar” tesmiyesi ile, her Notanın binler harfler damlaları ile imdâda yetişerek, küre-i arz bahçesini iskà ve binler meyvelere hayat bahşeden ve bu yüzden menba'ı gibi, kıyâmete kadar hàrika bir kerâmet ve taklid edilmez bir tuğrâ ile çağlayacak olan eser-i mübâreki, elhamdülillâh istinsah ettim.

Evet Üstadım! Nasıl ki,

﴿  وَمِنْ آيَاتِـه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلاَفُ اَلْسِنَتِكُمْ وَاَلْوَانِكُمْ ﴾

âyet-i kerîmesinin binler mâsadaklarından bir mâsadakı olan nev'-i insanın herbir ferdine sîmâ, ses, etvâr, ahlâk gibi daha çok latîfeler ve cihâzât mevcûd iken, birbirine benzemeyip, herbir şahıs bir âlem olarak, Vâhid-i Ehad-i Samed’in malı ve masnû'u ve muvazzaf memuru olduğunu, bilmecbûriye şuûru olana kabûl ettiriyor.

Öyle de Kur'ân-ı Hakîmin hayatdâr semeresi olan Sözler ve Mektûbatü'n-Nur’un herbir parçası, kendi âleminde nihâyetsiz kudreti gösteren ve her mebhasları ile binler âlemler içinde bir âlem olan âlem-i şühûdun tılsım-ı acîbini tam keşf ve hâl ile, her risale bir muammânın miftâhı ve hayatdâr ervâhı hükmündedir.

Bundan böyle, daha binler ihsân-ı İlâhî ve rahmet-i Sübhânî olsa yazılsa, ihtiyaç görünüyor ve yerleri boş karanlık bir âlem gibi, o şems-i hakikat güneşinin şuâlarını bekliyorlar. Dilerim Cenâb-ı Hak’tan, böyle anûd bir zamanda (böyle Asâ-yı Mûsa misillû) çok cihetlerle hàrika, fütûhâta sebeb olan ve inşâallâh bundan böyle olacak olan Resâilü'n-Nur’u teksir buyursun. Âmîn, âmîn, âmîn...

Kusurlu talebeniz

Alî (R.H.) ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.