İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 339 / 348
339

Ben size tâziye vermek değil, belki hem onu hem sizi tebrik ederim ki, bu zamanın dehşetli ve dalâletli hayatından kurtuldu, daha masûm ve çok bulaşmadan gitti ve size Cennette lâyık bir evlâd ve ﴾ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَ ﴿ sırrına mazhar oldu.

Ben şimdiye kadar merhum Molla Abdullâh ile beraber Abdurrahman’ı ve Ubeyd’i ekser duâlarımda zikrettiğim gibi, merhum Fuâd’ı dahi onlarla beraber her vakit yâd edeceğim, inşâallâh.

Evet kardeşim, dediğin gibi, Fuâd’ın (R.H.) mektûbu aynen Abdurrahman’ın (R.H.) mektûbu misillû, Risale-i Nur’un bir şu'le-i kerâmetini gösteriyor. Yalnız Abdurrahman’ın gayet hàlis ve şimdiki tarz-ı hayattan ve tâbirlerinden müberrâ, sâfî ifâdesi onda yoktur. Eğer dünyada kalsa idi, mağlûb olmak ihtimali vardı. Cenâb-ı Erhamürrâhimîn hem ona, hem Risale-i Nur hânedânına ve dâiresine merhamet edip, onu rahmetine ve Cennete aldı, mağlûb ettirmedi. Risale-i Nur’un küçük talebeleri dâiresindeki makamında ibkà etti. Hadsiz şükür olsun ki, bu iki kahraman biraderzâdelerim vefâtlarının ilânnâmeleriyle, Risale-i Nur şâkirdleri îmânla kabre gireceklerine dair olan müjde-i Kur'âniyeye iki misâl ve iki delil gösterdiler.

Benim tarafımdan Risale-i Nur’la alâkadar veya bizimle dost olanlara selâm ve duâ ile, Dâvud ve Nihad, iki Muhammed ve Abdülmecîd ile beraber, bütün manevî kazançlarıma her gün hissedardırlar.

Kardeşiniz

Said Nursî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.