ya kitaplarımın hepsinin iâdesini veyâhut bu husustaki zarar ve ziyanımın müsebbiblerinden tazminini da'vâ ediyorum.
Tetimme: Hükûmetin kanunu, tarîkat dersi vermeğe ve nusha yazmağa ve nüfûz te'min etmeğe müsâade etmediği ve ben de bunlarla alâkadar olmadığım ve hükûmet de yanıma gelen ziyaretçileri hoş görmediği için; bazı adam müteaddid defa tarîkat ve nusha niyetiyle yanıma gelmek istedi. Ben de hükûmetin kanununa riâyet etmek ve hükûmet memurlarını sebebsiz kuşkulandırmamak için kabûl etmeyip reddettim.
Mesmuâtıma göre, bu hâlden muğber olanlar yalan ve asılsız bir sûrette isnâdâtta bulunmuş. Böyle hükûmetin kanununa riâyeten reddettiğim kimseler yüzünden beni böyle sıkıştırmaktan, hilâf-ı kanun hareket etmediğim için, böyle azâb vermek, kanunu dinlememeye mecburiyet vaziyetini veriyorlar mânâsı çıkıyor.
Dokuz senedir dünyevî hayatıma gelen her türlü işkencelere tahammül edip sabrettim, sükût ettim. Fakat dünyalarına karışmadığım hâlde böyle hayat-ı uhreviyeme sû-i kasd sûretindeki taarruz karşısında sabrım tükendi. Hakkımı aramak için ikame-i da'vâya mecbur oldum.
Said Nursî ∗∗∗
