İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 146 / 348
146

Birincisi: Hazret-i Mevlâna, bin yüz doksanüçte dünyaya gelmiş.

Üstadım ise, arabî bin ikiyüz doksanüçte, tam Mevlâna Hâlid’in yüz senesi hitâm bulduktan sonra dünyaya gelmiş.

İkincisi: Hazret-i Mevlâna’nın tecdîd-i din mücâhedesine başlangıcı ve mukaddimesi: Hindistan’ın pâyitahtına bin ikiyüz yirmidörtte girmiş.

Üstadım ise aynen yüz sene sonra bin üçyüz yirmidörtte Osmanlı saltanatının pâyitahtına girmiş, mücâhede-i maneviyesine başlamış.

Üçüncüsü: Ehl-i siyaset, Hazret-i Mevlâna’nın fevkalâde şöhretinden tevehhüm ederek diyar-ı Şam’a nakl-i mekân ettirilmesi bin ikiyüz otuzsekizde vâki olmuştur.

Üstadım ise, aynen yüz sene sonra bin üçyüz otuzsekizde Ankara’ya gidip, onlarla uyuşamayıp, onları reddederek, küserek tekrar Van’a gidip bir dağda inziva ederken, bin üçyüz otuzsekiz senesini müteâkib Şeyh Said hâdisesinin vukû'u münâsebetiyle ehl-i siyasetin vehmine dokunmuş, Üstadımızdan korkarak Burdur ve Isparta vilâyetlerinde dokuz sene ikamet ettirilmiş.

Dördüncüsü: Hazret-i Mevlâna Hâlid, yaşı yirmiye bâliğ olmadan evvel allâme-i zaman hükmünde fuhûl-i ulemânın üstünde görünmüş, ders okutmuş.

Üstadım ise, tarihçe-i hayatını görenlere ve bilenlere ma'lûmdur ki: Ondört yaşında icâzet alıp a'lem-i ulemâ-i zamanla muârazaya girişmiş. Ondört yaşında iken, icâzet almağa yakın talebeleri tedrîs etmiştir.

Hem Hazret-i Mevlâna Hâlid, neslen Osmanlı olduğu ve Sünnet-i Seniyeye bütün kuvvetiyle çalıştığı gibi, Üstadım da, Kur'ân-ı Hakîme hizmet noktasında, meşreben Hazret-i Osman-ı Zinnûreyn’in arkasında gidip Hazret-i Mevlâna gibi, Risale-i Nur eczâlarıyla bütün kuvvetiyle Sünnet-i Seniyenin ihyâsına çalıştı.

İşte bu dört noktadaki tevâfukât, tam yüz sene fâsıla ile, Risale-i Nurun takviye-i din hususundaki te'sirâtı, Hazret-i Mevlâna Hâlid’in Tarîk-ı Nakşiye vâsıtasıyla hizmeti gibi azîm görünüyor. (Hâşiye) [^6] Üstadım, kendine ait medh ü senâyı kabûl etmiyor, fakat Risale-i Nur Kur'âna ait olup medh ü senâ Kur'ânın esrârına aittir.

[^6]:(Hâşiye) Mâdem Hazret-i Mevlâna Hâlid, milyonlar etbâ'larının ittifaklarıyla müceddiddir ve baştaki Hadîs-i şerîfin bir mâsadakıdır. Ve mâdem tam yüz sene sonra dört mühim cihet-i tevâfukla beraber, Risale-i Nur aynı vazifeyi görüyor. Demek nass-ı Hadîs ile, Risale-i Nur eczâları, tecdîd ve takviye-i din vazifesini görüyorlar.

Yalnız Üstadımla Hazret-i Mevlâna’nın birkaç farkı var.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.