Beşinci İşâret: Kur'ân-ı Hakîm’in azîm terğîb ve teşviklerinin tam yerinde olup, ehl-i îmânın desâis-i şeytaniyeye kapılmaları, îmânsızlıktan ve îmânın zaîfliğinden ileri gelmediğini.. hem günah-ı kebâiri işleyenlerin küfre girmediklerinin
﴿ فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ ❀ وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ ﴾
iki âyetle sâbit olduğunu ve nihâyet Cenâb-ı Erhamürrâhimîn’in Gafûr ve Rahîm isimlerini melce' ve tahassungâh yaparak şeytandan istiâze edilmesini..
Altıncı İşâret: Tahayyül-ü küfrü, tasdik-i küfürle iltibas ve tasavvur-u dalâleti, dalâletin tasdiki sûretinde gösteren desâis-i şeytaniyeden kurtulmak için hakàik-ı îmâniye ve muhkemât-ı Kur'âniyeye sarılmak ve lümme-i şeytaniyeden gelen desîselere karşı istiâze etmek ve her iki manevî yaraya karşı Sünnet-i Seniyeyi merhem yapmak icâb ettiğini..
Yedinci İşâret: Erkân-ı îmâniyeden biri olan Kader’e te'vilsiz îmân etmek lâzım olduğunu ve günah-ı kebîreyi işleyen, mü'min kalabileceğini; fakat, şeytanların tahribâtına karşı Cenâb-ı Hakk’ın binbir isminin tecellî etmekte olduğunu; Ehl-i Sünnet ve Cemâat olan Ehl-i Hak mezhebinden ayrılmamak ve Kur'ân’ın çetin ve metîn kalesine girerek Sünnet-i Seniyenin muktezâsına tevfik-i hareket eylemekle kurtulmağa muvaffak olunacağını..
Sekizinci İşâret: Küfür ve dalâlet yoluna, insanların nasıl ihtiyarlarıyla sülûk ettiklerini ve bunların nasıl hayat geçirebildiklerini aliyyü'l-a'lâ bir tarzda ders verdikten sonra, ehl-i îmân için Kur'ân’ın himâyesi altına îmân-ı tam ve i'tikàd-ı kâmil ile girmek ve Sünnet-i Seniyenin dâire-i nurâniyesine seve seve dâhil olmaklığın ne kadar güzel olduğunu..
Dokuzuncu İşâret: Hizbullâhın, neden çok defa hizbü'ş-şeytan olan ehl-i dalâlete mağlûb olduklarını; Medine münâfıklarının dalâlette ısrar ederek hidayete girmemeleri ve Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın iki muhârebedeki mağlûbiyetinin hikmetini beyân ederek, O Seyyidü'l-mürselîn’in sünnetine ittibâ' sâyesinde muvakkat acıların geçeceğini..
Onuncu İşâret: İblisin en mühim bir desîsesi olarak kendine tâbi olanlara kendini inkâr ettirdiğinden –dört misâl ile izâh etmek sûretiyle– bahs; ehl-i îmâna cin ve ins şeytanlarının şerlerinden, Allah’a ilticâ etmekle selâmete kavuşulacağını..
Onbirinci İşâret: Cirm ve cismi küçük, cürüm ve zulmü büyük, ayb ve zenbi azîm bîçâre insanı; kâinâtın hiddetinden, mahlûkatın nefretinden,
