İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 108 / 348
108

اَللّٰهُمَّ حَصِّلْ مُرَادَنَا وَمَقْصُودَ اُسْتَاذِنَا سَعِيدِ النُّورْسِى بِحُرْمَةِ حَبِيبِكَ الْمَكِّىِّ الْمَدَنِىِّ الْهَاشِمِىِّ الْقُرَيْشِىِّ

Yirmidokuzuncu Mektûbun Yedinci Kısmı’ndan bir sûret Abdülmecîd Efendi kardeşimize göndermiştim. Cevabında ezcümle diyorki: “Seydâ’nın bintü'l-fikri o güzel kıza, Hulûsî ile Abdülmecîd’den mâadâ her kim bakarsa câiz değildir. Mahrem olanlar da, bu hususta nâmahremdir. Bu gibi kızların dışarıya çıkmaları hiçbir menfaati te'min etmediğini ve bil'akis büyük bir mazarratı intac edeceği ihtimali kavlini seydâya yazsan iyi olur. Eski Said’in hiddeti, yenisinde de vardır. Hâlbuki Yeni Said, insanoğullarıyla izâa-i vakit etmemeli. Meslek ve meşrebi öyle iktiza ediyor. Her ne ise... Cenâb-ı Hak hâfız-ı hakîkidir.”

Bendeniz de kısaca şu meâlde cevab vermiştim:

Bu mütâlaa bizler için doğrudur. Fakat dünyaya arkasını çeviren ve manevî vazife-i memuresini îfâ ederken insanlarla –Nurlarla alâkadar olanları vâsıtasıyla– meşgul olan Üstad Hazretleri için bu fikri muvâfık bulmuyorum. Çünkü o zâtı, bu emr-i azîmde istihdam eden elbette muhâfaza buyurur. Bana öyle kat'î kanâat gelmiş ki, eğer bizler Nurlarla alâkamızı kesersek Üstad Hazretleri bize arkasını çevirir.

Azîz kardeşimizin endişesi, zâhire bakılırsa haklı ve çok samîmîdir. Fakat, zâten cemâati çok mahdûd olan Nurlarla alâkadar zevâtın, bu hakàiktan mahrum edilmelerini ve bu kudsî eserin tamamen hapsedilmelerini lâyık görmüyor ve esâsa mugâyir buluyorum. Nâsırımız, hâmîmiz, muînimiz, hâfızımız Allah’tır. Bütün desâisi bertaraf ederek, muhterem Üstadın vazife-i kudsiyesine sâfî niyet, samîmî his ve ciddi şevk ile yardım etmekte olan kardeşlerime selâm ve muvaffakıyetlerine duâ eder, duâlarını ricâ ederim. Pederim, Fethi Bey, Hoca Abdurrahman Efendi, sâbık Müftü Kemâleddin Efendi, İmâm Hâfız Ömer Efendi ve diğer Sözlerle alâkadar olanlar selâm ve duâ ediyor, hayır duânızı istiyorlar.

Devam-ı âfiyet ve muvaffakıyetinizi tekrar eltâf-ı İlâhiyeden tazarru ve niyâz eyler, mübârek ellerinizi kemâl-i hürmet ve ta'zîm ile takbîl eyler, kusurumun affını ve hayır duânızdan bu bîçâre sıddıkınızı çıkarmamanızı hàssaten arz ve istirham eylerim...

اَلْبَاقِى اَلْحُبُّ فِى اللهِ

Hulûsî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.