fikriyle orada bir kısım halkları zehirlemiş! Yirmi adam da etrafında onu medhedip, hususî mektûblar yazdıkları gösteriyor ki, o adam inkılâb ve hükûmet aleyhinde gizli bir siyaset çeviriyor.” diyerek, emsâlsiz bir adâvet ve ihanetlerle iki sene hapse sokmak ve hapiste tecrid-i mutlak ile ve mahkemede konuşturmamakla tâzib edenler, ne derece haktan ve adâletten ve insaftan uzak düştüklerini vicdânlarına havâle ediyorum.
Hiç mümkün müdür ki, böyle haddinden yüz derece ziyâde teveccüh-ü âmmeye mazhar ve bir nutuk ile binler adamı itâate getiren ve bir makale ile, binlerle insanları İttihâd-ı Muhammedî (A.S.M.) Cem'iyetine iltihak ettiren ve Ayasofya Câmiinde ellibin adama takdir ile nutkunu dinlettiren bir adam, üç sene Emirdağı’nda çalışsın, yalnız beş-on adamı kandırsın! Ve âhiret işini bırakıp siyaset entrikalarıyla uğraşsın. Yakın olduğu kabrine nurlar yerine lüzumsuz zulmetler doldursun.. Hiç kàbil midir? Elbette şeytan dahi bunu kimseye kabûl ettiremez.
Dördüncüsü: Şapka giymediğimi mahkûmiyetime ehemmiyetli bir sebeb göstermeleridir.
Beni konuşturmadılar, yoksa beni cezalandırmağa çalışanlara diyecektim ki; üç ay Kastamonu’da, polisler ve komiser karakolunda misâfir kaldım. Hiçbir vakit bana demediler şapkayı başına koy. Ve üç mahkemede şapkayı başıma koymadığım ve başımı mahkemede açmadığım hâlde bana ilişmedikleri ve yirmiüç sene bazı dinsiz zâlimlerin o bahâne ile bana gayr-ı resmî, çok sıkıntılı ve ağır, bir nev'i ceza çektirdikleri ve çocuklar ve kadınlar ve ekserî köylüler ve dâirede memurlar ve bere giyenler şapka giymeye mecbur olmadıkları ve hiçbir maddî maslahat giymesinde bulunmadığı hâlde, benim gibi bir münzevî, bütün müçtehidlerin ve umum Şeyhülislâmların yasak ettikleri bir serpuşu giymediğim bahânesiyle ve uydurmalar ilâvesiyle yirmi sene cezasını çektiğim ve libâsa ait mânâsız bir âdetle tekrar beni cezalandırmaya çalışan ve çarşıda, Ramazanda, gündüzde rakı içip namaz kılmayanları “Hürriyet-i şahsiye var” diye kendine kıyâs edip ilişmediği hâlde, bu derece şiddet ve tekrarla ve ısrarla beni kıyafetim için suçlandırmağa çalışan, elbette ölümün i'dâm-ı ebedîsini ve kabrin dâimî haps-i münferidini gördükten sonra, Mahkeme-i Kübrâda ondan bu hatâsı sorulacak!..
Beşincisi: Otuzüç Âyât-ı Kur'âniyenin tahsinkârâne işâretine mazhariyeti ve İmâm-ı Ali Kerremallâhu Vechehu ve Gavs-ı A'zam kuddise sırruhu gibi evliyânın takdirlerini ve yüzbin ehl-i îmânın tasdiklerini ve yirmi senede; millete, vatana zararsız pek çok menfaatli bir mertebeyi kazandıran Risale-i Nuru, sinek kanadı gibi bahânelerle, bazı risalelerinin müsâderesine, hattâ dörtyüz sahife ve yüzbin adamın îmânlarını kurtaran ve
