► (25) ◄
Hadsiz şükür olsun ki, Risale-i Nur’un Haremeyn-i Şerîfeynce makbûliyetine bir alâmet şudur ki: Denizli kahramanı Hâfız Mustafa, İstanbul’dan aldığı “Zülfikàr” ve “Asâ-yı Mûsa” ve “Sirâcü'n-Nur”u –ki Hindistan ulemâsına gönderilecekti– onları alıp, yolda bazı hacılara okutup, beraber Medine-i Münevvere’de, Keşmirli gayet meşhûr bir âlim ve Türkçeyi de güzel bilen bir zâta teslîm etmiş. O zât da çok takdir edip kat'î te'minât ile Hindistan ulemâsının merkezine göndereceğini ve Medine-i Münevvere’ye mahsûs olan mecmualar da yetiştiğini vesâir yerlere de gönderilen mecmualar selâmetle yetiştiğini, Denizlili Hâfız Mustafa’ya arkadaş olup ve yolda Nurları okuyarak giden, hem genç hem Nurcu iki Afyonlu Hacı ve başka hacılar bu müjdeli haberi bana getirdiler. Ve hàriçte, Risale-i Nur’un ehemmiyetli revâcını ve makbûliyetini müjdelediler.
Said Nursî ∗∗∗
► (26) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Siz hiç merak etmeyiniz ……….
Bu yirmi sene yüzer tecrübe ile, inâyet-i İlâhiye bizi himâye ettiği ve dehşetli zulümlerden kurtardığı gibi, bu yeni, mânâsız ve bütün bütün kanunsuz, dehşetli, gaddârâne zulümden bizi kurtaracağına kat'î kanâat etmeliyiz. Şâyet bir parça sıkıntı, zahmet, zarar da görsek, binler derece o zahmetten ziyâde rahmet ve ihsân-ı İlâhiyeye ve sevâba mazhar olmakla beraber, pek çok bîçâre ehl-i îmânın îmânlarına başka bir tarzda, bir kudsî hizmet hükmüne geçtiğini Rahmet-i İlâhiyeden pek kuvvetli ümîd ediyoruz.
Bu hâdisenin on vecihle kanunsuz olduğunu beyân ediyorum:
Birincisi: Üç mahkeme ve üç ehl-i vukûfun ve Ankara’nın yedi makàmâtının ve adliyelerin elinde iki sene Risale-i Nur tedkikle nazardan geçtiği hâlde, ittifakla, hiçbir muhâlif kalmadan hem umum risalelerin berâetine, hem Said’le beraber yetmişbeş arkadaşıyla birlikte berâet edildiği ve bir gün bile ceza verilmediği hâlde, yeniden evrak-ı muzırra gibi onlara el uzatmak, ne derece kanunsuzdur; zerre kadar insafı olan bilir.
İkincisi: Dersiniz ki: Berâetten sonra üç buçuk sene Emirdağı’nda münzevî, garîb, kapısını hem dışarıdan kilit, hem içeriden sürgü ile
