oldukça Nurlarla meşgul olmaktır ve bizden çok ziyâde sıkıntıda bulunan mahpuslara tesellî vermektir.
Said Nursî ∗∗∗
► (17) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Mücmel bir manevî ihtar ile bir mes'eleyi kalbe geldiği gibi beyân edeceğim. Altı makàmâta giden ve galebe eden müdafaâtın cevabı gelmiş ve bize tecâvüze çare bulamamışlar. Yalnız bir makamın, gizli bir iş'âr ile, benim fedâkâr kardeşlerimi benden soğutmak ve şiddetli alâkalarını gevşetmek plânı var. Zâten çoktan beri beni ihanetlerle ve iftiralarla ve tecridlerle bu kudsî ve uhrevî ve îmânî alâkayı bozmağa çalıştılar, muvaffak olamadılar. Şimdi Nurcuları ürkütmek, zaîf bir damar bulup nazarlarını başka tarafa çevirmeğe bazı bahâneleri buluyorlar. İnşâallâh, demir gibi metîn Nurcuların kahramanâne sebatları ve tahammülleri ve mücâhid-i ekber olan Nurun hakikatleri; onun elinde birer elmas kılınç bulunan şâkirdlerin şahs-ı manevîsinin pek hàrika fedâkârlığı, onların bu plânını da akîm bırakacak. Evet, Cennet ucuz olmadığı gibi, Cehennem dahi lüzumsuz değil. Sizlere tekrar ile beyân edilmiş; eski zamanın kahraman mücâhidlerine nisbeten en az zahmet, ağır şerâit ve bu zamanın şiddet-i ihtiyaç cihetiyle çok sevâb kazanan İnşâallâh hàlis Nurculardır. Ve boş boşuna, bâd-i hevâ, belki günahlı, zararlı giden birkaç sene ömrünü, böyle kudsî bir hizmet-i îmâniye ve Kur'âniyeye sarfeden ve onun ile ebedî bir ömrü kazanan Nur Talebeleridir. Ben, kendi hisseme düşen bütün bu hücumlarına karşı pek çok za'fiyetimle beraber tahammüle karar verdim. İnşâallâh, kuvvetli, fedâkâr, genç, kahraman kardeşlerim benden geri kalmaz ve kaçmazlar ve kaçanları da geri çevirmeye, şimdiye kadar çalıştıkları gibi çalışacaklar.
Said Nursî ∗∗∗
► (18) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Receb-i şerîfinizi ve yarınki Leyle-i Regâibinizi rûh-u canımızla tebrik ederiz.
