İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 28 / 683
28

Risale-i Nurun yolu, mesleği; bu zamandaki hayat şartlarına, insanların ahvâl-i rûhiyelerine göre en selâmetli, en kısa ve umumî bir cadde-i Kur'ândır. Serâpâ ilim ve tefekkür üzerine gitmektedir. İctimâî hayatta çeşitli hizmetler gören ferdlerin istifadesi büyüktür. Risale-i Nuru okuyan ve ondan ders alarak tefekkür-ü îmâniyeyi kazananlar, dünyevî vazife ve mesleklerini, âhiret hayatına ve ebedî saâdete vesile yaparak büyük bahtiyarlığa erişecektir. İslâm Dinindeki bu büyük hakikati derkeden münevverler, elbette hak dininin hizmetini büyük bir saâdetle derûhde edecekler, hakikati arayan, fakat bulamayan insanlığa da neşre çalışacaklar. Evet, talebe, profesör, meb'ûs, kim olursa olsun, mes'ûliyet dâiresi olanlar, muhîtini tenvir ile mükelleftir. Bir vilâyet, hattâ bir memleketin saâdet ve selâmeti, tenvir ve irşadı ile mükellef olanlar, elbette çok daha ziyâde müteyakkız davranmak mecburiyetindedirler.

Said Nursî, Risale-i Nurla, bu millete en büyük hizmeti, iyiliği yapmıştır. Mukâbilinde, şahsı için bir teşekkür dahi istemiyor; gerçi şahsına tevcîh edilen yüksek medih ve tavsifâtı hâvî mektûblar var. Bunları, okuyucuların, Nurlardan istifadelerine bir alâmet olduğu cihetle, Risale-i Nur hesabına kabûl etmiş. –Hakikatte– Said Nursî’nin bu milletten, gençlikten istediği; îmânla, dünyevî ve uhrevî saâdeti kazanmalarıdır. Bunun için, Kur'ânın bu zamana ait dersi olan Risale-i Nuru esâs tutup her yerde, her dâirede neşrini, îmân hakikatlerinin öğrenilmesini istemektedir. Kendisi defalarca, bu millet ve memleket aleyhindeki cereyanlara karşı yegâne çarenin Risale-i Nur olduğunu ihtar etmekte ve müjdelemektedir.

Üstad’ın Rızâ-yı İlâhîye mâtuf hizmet, hareket ve fa'âliyetlerini başka maksad ve gayelere yorumlamak isteyenler, ancak basîretsizliklerini ilân ediyorlar.

İnsanın yüksek mâhiyet ve rûhunun istediği hakîki saâdet, ancak Kur'ânın gösterdiği yolda ve rızâ-yı İlâhînin parıldadığı ufuktadır. Bediüzzaman, Risale-i Nurla insanlığa bu yolu ve bu ufku göstermekte, Sırat-ı Müstakîm ashâbının nurlu kafilesine iltihak etmenin, insan için elzem olduğunu duyurmakta ve isbât etmektedir.

İşte biz, âcizâne hazırladığımız bu eserle bu hakikate bir nebze hizmet etmek istedik. İstikbâlin münevver bahtiyarlarına bir me'haz olarak bu eseri neşrediyoruz. Daha derin ve geniş bir tarihçe hazırlanması dileğimizdir.

وَمِنَ اللّٰهِ التَّوْفِيقُ

Hazırlayanlar

Birinci Kısım - İlk Hayatı

BİRİNCİ KISIM

İlk Hayatı

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.