isti'dat kesbetmiş zannıyla ve “Aslah tarîk musâlahadır” mülâhazasıyla; şimdiki en çok ağrâz ve infiâlâta mebde' ve tohum olan bu vukû'a gelen şiddet sûretini, daha ahsen sûrette düşündüğümden merhum Sultan-ı sâbık’a ceride lisânıyla söyledim ki:
“Münhasif Yıldız’ı dâru'l-fünûn et; tâ Süreyyâ kadar àlî olsun! Ve oraya seyyahlar, zebâniler yerine, ehl-i hakikat melâike-i rahmeti yerleştir; tâ Cennet gibi olsun! Ve Yıldızdaki milletin sana hediye ettiği servetini; milletin baş hastalığı olan cehâletini tedâvi için, büyük dinî dâru'l-fünûnlara sarf ile millete iâde et. Ve milletin mürüvvet ve muhabbetine i'timâd et! Zîra, senin şâhâne idarene millet mütekeffildir. Bu ömürden sonra sırf âhireti düşünmek lâzım. Dünya seni terketmeden evvel sen dünyayı terket. Zekâtü'l-ömrü, ömr-ü sânî yolunda sarf eyle!..”
Şimdi muvâzene edelim: Yıldız eğlence yeri olmalı veya dâru'l-fünûn olmalı... ve içinde seyyahlar gezmeli veya ulemâ tedrîs etmeli... ve gasbedilmiş olmalı veyâhut hediye edilmiş olmalı... hangisi daha iyidir?.. İnsaf sâhibleri hükmetsin.
Ben ki bir gedâyım, bir büyük pâdişaha nasihat ettim. Demek yarı cinayet ettim.
Cinayetin öteki yarısını söylemek zamanı gelmedi. (Hâşiye) [^16]
[^16]:(Hâşiye) O yarının zamanı; onbeş sene sonra yirmi sekiz senedir Müellifin sebeb-i hapsi olan Sirâcü'n-Nur'un âhirindeki bahse bakınız. Tam o yarı cinayeti bileceksiniz.
∗∗∗
► (03) ◄
Yazık! Eyvâhlar olsun! Saâdetimiz olan meşrûtiyet-i meşrûa, bir menba'-ı hayat-ı ictimâiyemiz ve İslâmiyete uygun olan maârif-i cedîdeye, millet nihâyet derecede müştâk ve susamış olduğu hâlde, bu hâdisede ifrat-perver olanlar meşrûtiyete garazlar karıştırmakla ve fikren münevver olanlar da dinsizce harekât-ı lâübâliyâne ile milletin rağbetine karşı maatteessüf sed çektiler. Bu seddi çekenler, ref' etmelidirler. Vatan nâmına ricâ olunur.
Ey Paşalar, Zâbitler! Bu onbir buçuk cinayetin şâhidleri binlerle adamdır. Belki, bazılarına İstanbul’un yarısı şâhiddir. Bu onbir buçuk cinayetin cezasına rızâ ile beraber onbir buçuk suâlime de cevab isterim. İşte bu seyyiâtıma bedel bir hasenem de var. Söyleyeceğim:
Herkesin şevkini kıran ve neş'esini kaçıran ve ağrâzlar ve tarafdârlıklar hissini uyandıran ve sebeb-i tefrika olan ırkçılık, cem'iyât-ı akvâmiye teşkiline sebebiyet veren ve ismi meşrûtiyet ve mânâsı istibdâd olan ve İttihâd ve Terakkî ismini de lekedâr eden buradaki şûbe-i müstebidâneye muhâlefet ettim.
