İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 454 / 683
454

► (13) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Çok Azîz, Sıddık, Bahtiyar Kardeşlerim;

.....Kızıl Rusya’dan çıkarak, kızıl ateşler, kızıl kıvılcımlar saçan ve birer birer dünya şehrinin mahallelerini saran ve oraları yakıp kavuran; bazı yerlerde de nifâk ve şikàk ateşleri saçarak, kardeşine “Kardeşini öldür!” diye bağıran; ve en nihâyet de, âlem-i Hıristiyaniyeti yakıp, kavurup, harman gibi savurduktan sonra, Âlem-i İslâm mahallesini saran ve evimizin saçaklarına kıvılcımları sıçrayan ve çok büyük ve çok dehşetli bir belâ olan komünizm gibi azîm bir yangına karşı itfâiye vazifesini üzerine alan Risale-i Nur, Müslümanların ve beşerin en büyük ve yegâne tahassungâhı ve en büyük melce'idir.

Ey Fahr-i Âlemin gösterdiği doğru yoldan şaşanlar! Dünyanın, fânî metâ'larına gururlanıp taşanlar! Ve ey “Dünyamıza zararı olur.” korkusuyla Nur-u Kur'ândan kaçanlar! Küfr-ü mutlak ateşinin bizleri sardığı bir zamanda ancak ve ancak en müstahkem, en kavî ve yıkılmaz ve sarsılmaz bir tahkîmat olan Risale-i Nur’un nurânî siperlerine ilticâ etmekle ve O’nun dâire-i kudsiyesine girmekle kurtulacaksınız... Ve i'dâm-ı ebedî zannettiğiniz ölümü, bir hayat-ı bâkiyeye tebdil edeceksiniz. Ve işte, o nurun mübârek tercümânının ve mübârek şahs-ı manevîsinin

اَجِرْنَا وَاَجِرْ وَالِدَيْنَا وَاَجِرْ طَلَبَةَ رَسَائِلِ النُّورِ وَوَالِدَيْهِمْ مِنَ النَّارِ

ve emsâli duâlarının kabûlüyle ve şefâatiyle ve Risale-i Nur’u devamlı okumakla, ben, dehşetli manevî hastalıklardan nasıl kurtulmuşsam, sizler de o mübârek dâire-i kudsiyeye dehàlet ettiğinizde dünyevî ve uhrevî dertlerden, ateşlerden kurtulacak ve evlâd ve iyâlinizin bir nev'i çobanı olmak hasebiyle o sevgililerinizi de kurtaracaksınız. Ve nurlara çalışmakla, herbirerleriniz, maddî ve manevî felâh ve saâdete nâil olacaksınız! Böyle olan milyonlarla Nur Talebeleri bu hakikate şâhiddirler.

Ey Nurcular! Allahın sizlere ihsân ettiği ezelî lütfuna karşı secde-i şükrândan başınızı kaldırmayınız! Gecenin soğuğuna aldırmayınız! Sizlere lütfu hiçbir hususta esirgemeyen Rabb-i Rahîme, gecenin bu mübârek saatlerinde kalkarak vazife-i şükrü edâ ediniz. Ve bazıların düştüğü, istikbâli düşünmek derdiyle maîşeti sarsan hâdiseler karşısında titremeyiniz, korkmayınız! Nur’un kudsî kerâmât ve imdâdını müşâhede ediniz! Dünya fânîdir. Binler sene yaşamak olsa, bâkî olan hayat-ı uhreviyenin yanında hiç-ender-hiç mesâbesindedir. Fakat, fânî olmakla beraber, bâkî hayatın bâkî meyvelerini verecek bir mezraasıdır.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.