İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 47 / 683
47

Şimdiye kadar kimseden para almadığımı işitmediniz mi? Bâhusus sizin gibi zâlimden nasıl para alırım? Ve siz gâliba tevbenizi bozdunuz, şu takdirde Cezîre’ye ulaşamazsınız, demiştir.

Ve hakikaten Cezîre’ye yetişmeden yolda öldüğünü haber alır.

Bediüzzaman, riyâziyede hàrikulâde bir sür'at-i intikale mâlik idi. Herhangi bir müşkül mes'eleyi, zihnen hemen hallederdi. Hattâ Cebir Mukàbele ilminde bir risale te'lif etmişti. Tâhir Paşa nezdinde hesab mes'eleleri münâkaşa mevzûu olduğunda hesaba dair hangi mes'ele bahsedilse başkaları ve en mâhir kâtibler neticeyi bulamadan, Molla Said zihnen çıkarıyordu. Çok defalar böyle yarışlara girişir ve umumunda dâima birinci gelirdi. Bir defasında şöyle bir suâl sordular:

Onbeş müslim, onbeş gayr-ı müslim farzedilerek, birbiri ardına dizilince bunlara yapılacak her kur'ada gayr-ı müslime isabet etmesi matlûbdur. Nasıl taksim edilir?

Bu suâle cevaben:

Bunların yüz yirmidört vaziyet-i muhtemelesi vardır, diyerek yapar.

Hem de der:

Bundan daha müşkülünü de kendim icâd ederim. İkibin beşyüz vaziyet-i muhtemeleye göre yaparım.

İki saat zarfında yüz adamdan elli aded gayr-ı müslimi o vaziyette taksim eder ki, dâima kur'ayı gayr-ı müslime düşürür. Ve hattâ beş yüz gayr-ı müslim olmakla iki yüz elli bin vaziyet-i muhtemele üzerine bir mes'ele çıkarttı ve Tâhir Paşa’ya göstererek bir risale şeklinde yazdı. (Hâşiye) [^9]

[^9]:(Hâşiye) Maatteessüf o risale Van'da bir yangında yanmıştır.

Bediüzzaman, Van’da bulunduğu zamanlarda, Vâli Tâhir Paşa ile bazı gazetelerden havadis okurdu. Bilhassa İslâmiyeti alâkadar eden hususlara dikkat ederdi. Van’daki ikameti esnâsında, Âlem-i İslâmın vaziyetini bir derece öğrenmiş bulunuyordu. Bir gün Tâhir Paşa bir gazetede şu müdhiş haberi ona göstermişti. Haber şu idi:

İngiliz Meclis-i Meb'ûsânı’nda Müstemlekât Nâzırı, elinde Kur'ân-ı Kerîmi göstererek söylediği bir nutukta:

İngiliz Meclis-i Meb'ûsânı’nda Müstemlekât Nâzırı, elinde Kur'ân-ı Kerîmi göstererek söylediği bir nutukta:

“Bu Kur'ân, İslâmların elinde bulundukça biz onlara hâkim olamayız. Ne yapıp yapmalıyız, bu Kur'ânı onların elinden kaldırmalıyız; yâhut Müslümanları Kur'ândan soğutmalıyız” diye hitâbede bulunmuş.

İşte bu müdhiş haber, O’nda ta'rifin fevkınde bir te'sir uyandırmıştı. İsti'dâdı şimşek gibi alevli, duyguları ve bütün letâifi uyanık ve ilim, irfan, ihlâs, cesâret ve şecâat gibi hàrika inâyet ve seciyelere mazhar olan

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.