İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 496 / 683
496

Bediüzzaman’ın Afyon Mahkemesi

Bediüzzaman’ın Afyon Mahkemesi

Bediüzzaman, her girdiği hapisteki mahpusları irşad eder, hapisteki bazı cânîler, koyun gibi bir hâl alır. Hapiste dahi tecrid-i mutlak içinde bırakıldığı hâlde, hapishâne bir Nur mektebi vaziyetine girer. Bunun için, girdiği hapishânelere “Medrese-i Yûsufiye” der. Hattâ Denizli Hapishânesi’nde bir kısım gençler Medrese-i Yûsufiye’den ayrılmak istemeyerek, “Bediüzzaman daha burada kalırsa, biz kendimizi suçlu gösterip ceza alacağız, ondan ayrılmayacağız, Risale-i Nur’dan ders alacağız...” demişlerdir.

Denizli hapsinde “Meyve Risalesi” isimli eser te'lif edildikten sonra, hapishânede te'sirli bir ıslahat müşâhede ediliyor... Bu vaziyet, düşmanları dahi takdire sevkediyor.

Risale-i Nurun mâhiyetini dikkat ve tefekkürle okuyarak anlayıp tahkîkî bir îmâna sâhib olan hàlis Nur Talebeleri; ölümden, hapisten, zindândan ve hiçbir beşerî ezâ ve cefâdan korkmazlar. Mukaddes Kur'ân ve îmân hizmetiyle, vatan ve millet ve Âlem-i İslâm ve beşeriyetin ebedî kurtuluşuna çalışırken, dinsizlerin dûçâr ettiği bir zulüm ve musîbetle karşılaşırlarsa, asla fütûr ve ümîdsizliğe düşmezler; hapislere iftihar ve memnuniyetle girerler. Onların tek bir istinâd noktaları vardır; o da, sırf rızâ-yı İlâhî için, ihlâsla, Kur'ân ve îmâna hizmetleridir. –Masûm ve mazlumların muhâfızı Cenâb-ı Hak’tır– Hiçbir mâniaya ehemmiyet vermeyerek, Risale-i Nuru okumağa ve neşretmeye kahraman Üstadları misillû ferâğatle çalışırlar. Bunun içindir ki, yirmibeş senelik müdhiş bir istibdâd-ı mutlak içinde Nurlara çalışan Nur Talebeleri, îmân ve İslâmiyet hizmetinde sarsılmamışlardır. “Zâhirde zararlı gibi görünen şeyler, hakikatte ni'mettir. Zahmette rahmet vardır. Îmân hizmeti uğrunda başımıza ne gelse hayırdır. Biz başımıza geleceği düşünmekle mükellef değiliz; Hizmet-i Kur'âniye ile mükellefiz. Biz, Rabb-i Rahîm’imizin dâima inâyeti altındayız; ölsek şehîdiz, kalırsak Kur'ânın hizmetkârıyız. İslâmiyet düşmanları bizi müebbed dünya hapsine de mahkûm etseler, bizler yine Risale-i Nurun hizmetindeyiz.” diye îmân etmişler ve fakat sâdece îmânla kalmamışlar, bilfiil de amel etmişlerdir; meydândadır.

Bu dindar ve vefâkâr millet, Bediüzzaman’ın doğruluk ve büyüklüğünü ve kahramanlığını bilerek ona o derece i'timâd etmiştir ki; onun aleyhinde ne propaganda yapılırsa yapılsın inanmıyorlar. Bediüzzaman’a yapılan

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.