İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 354 / 683
354

hususan yavrular, gayet nâzdâr, nâzenîn bir sûrette beslenmeleriyle ve heveslerinin ve arzularının tatmini cihetiyle, senin inâyetinin gayet şirin cemâline hadsiz işâretler ederler.

İnsan ve Hayvanat

Ey Rahmânürrahîm! Ey Sâdıku'l-va'di'l-emîn! Ey Mâlik-i yevmi'd-din!

Senin Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ının ta'limiyle ve Kur'ân-ı Hakîminin irşadıyla anladım ki: Mâdem kâinâtın en müntehab neticesi hayattır ve hayatın en müntehab hülâsası rûhtur ve zîrûhun en müntehab kısmı zîşuûrdur ve zîşuûrun en câmi'i insandır ve bütün kâinât ise, hayata musahhardır ve onun için çalışıyor ve zîhayatlar zîrûhlara musahhardır, onlar için dünyaya gönderiliyorlar ve zîrûhlar insanlara musahhardır, onlara yardım ediyorlar ve insanlar fıtraten Hàlık’ını pek ciddi severler ve Hàlıkları onları hem sever, hem kendini onlara her vesile ile sevdirir ve insanın isti'dâdı ve cihâzât-ı maneviyesi, başka bir bâkî âleme ve ebedî bir hayata bakıyor ve insanın kalbi ve şuûru, bütün kuvvetiyle bekà istiyor ve lisânı, hadsiz duâlarıyla bekà için Hàlık’ına yalvarıyor; elbette ve herhalde, o çok seven ve sevilen ve mahbûb ve muhib olan insanları dirilmemek üzere öldürmekle, ebedî bir muhabbet için yaratılmış iken, ebedî bir adâvetle gücendirmek olamaz ve kàbil değildir. Belki başka bir ebedî âlemde mes'ûdâne yaşaması hikmetiyle, bu dünyada çalışmak ve onu kazanmak için gönderilmiştir. Ve insana tecellî eden isimlerin, bu fânî ve kısa hayattaki cilveleriyle âlem-i bekàda onların âyinesi olan insanların, ebedî cilvelerine mazhar olacaklarına işâret ederler.

Evet, ebedînin sâdık dostu ebedî olacak. Ve bâkînin âyine-i zîşuûru bâkî olmak lâzım gelir.

Hayvanların rûhları bâkî kalacağını ve Hüdhüd-ü Süleymânî (A.S.) ve Neml’i ve Nâka-i Sâlih (A.S.) ve Kelb-i Ashâb-ı Kehf gibi bazı efrâd-ı mahsûsa hem rûhu, hem cesediyle bâkî âleme gideceği ve herbir nev'in, arasıra istimâl için bir tek cesedi bulunacağı, rivâyet-i sahîhadan anlaşılmakla beraber; hikmet ve hakikat, hem rahmet ve rubûbiyet öyle iktiza ederler.

Ey Kàdir-i Kayyûm!

Bütün zîhayat, zîrûh, zîşuûr, senin mülkünde, yalnız senin kuvvet ve kudretinle ve ancak senin irâde ve tedbirinle ve rahmet ve hikmetinle, rubûbiyetinin emirlerine teshìr ve fıtrî vazifelerle tavzif edilmişler. Ve bir kısmı, insanın kuvveti ve galebesi için değil,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.