İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 595 / 683
595

Üstad’ın Müdafaası

ÜSTAD’IN MÜDAFAASI

Çok uzun süren mazlumâne, mâceralı hayatıma dair gayet kısa ma'ruzâtta bulunacağım. Lütfen dinlemenizi ricâ ederim.

Mahkeme, Üstad’ın müdafaasını serbest ve rahatça yapmasına meydân verdi. Üstad da geniş ve ferâhlı bir müdafaa yaptı.

Muhterem hâkimler! Yirmi sekiz sene emsâlsiz ihanetlere, işkencelere, tarassud ve hapislere ma'rûz kaldım. Bütün bu iftira ve isnâdların esâsı birkaç noktaya dayanır:

1 - En birinci ithamları, beni rejim aleyhtarı olarak telâkki etmeleridir. Ma'lûmdur ki, her hükûmette muhâlifler bulunur. Âsâyişe, emniyete dokunmamak şartıyla, hiç kimse vicdânıyla, kalbiyle kabûl ettiği bir fikirden, bir metoddan dolayı mes'ûl olmaz. Bu hukukî bir müteârifedir.

Dininde çok müteassıb ve cebbâr bir hükûmet olan İngilizlerin yüz sene hâkimiyetleri altında bulunan yüz milyondan ziyâde Müslümanlar, İngilizlerin küfür rejimlerini kabûl etmeyip Kur'ân ile reddettikleri hâlde, İngiliz mahkemeleri, şimdiye kadar onlara o cihetten ilişmedi.

Burada ve bütün İslâm hükûmetlerinde eskiden beri Yahudîler, Nasrânîler tâbi oldukları memleketin dinine, kudsî rejimine muhâlif, zıd ve mu'teriz bulundukları hâlde, o hükûmetler hiçbir zaman kanunlarla onlara o cihetten ilişmediler.

Hazret-i Ömer, hilâfeti zamanında, âdi bir hıristiyan ile mahkemede birlikte muhâkeme olundular. Hâlbuki o hıristiyan, İslâm hükûmetinin mukaddes rejimlerine, dinlerine, kanunlarına muhâlif iken, mahkemede, onun o hâli nazara alınmaması açıkça gösterir ki; adâlet müessesesi hiçbir cereyana kapılmaz, hiçbir tarafgirliğe kaymaz. Bu, din ve vicdân hürriyetinin bir ana umdesidir ki, komünist olmayan Şark’ta, Garb’da, bütün dünya adâlet müesseselerinde cârî ve hâkimdir.

Ben de, din ve vicdân hürriyetinin bu ana umdesine güvenerek yüzlerce Âyât-ı Kur'âniyeye istinâden, medeniyetin bozuk kısmına, hürriyet perdesi altında yürüyen mutlak bir istibdâda, lâiklik maskesi altında dine ve dindarlara karşı tatbik edilen en ağır bir baskıya muhâlefet etmiş isem kanunlar haricine mi çıkmış oldum? Yoksa, Anayasa’nın hakîki ve samîmî müdafaasını mı yapmış bulundum? Haksızlığa karşı, zulme karşı, kanunsuzluğa karşı muhâlefet hiçbir hükûmette suç sayılmaz, bil'akis muhâlefet meşrû ve samîmî bir muvâzene-i adâlet unsurudur.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.