İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 587 / 683
587

Risale-i Nurun perde arkasındaki parlaklığını görmeyenler dahi ona tarafdârdırlar. Risale-i Nurun Medresetü'z-Zehrâ’sı, Anadolu çapında ve Âlem-i İslâm ölçüsünde genişleyeceğini, Risale-i Nurdaki hakikatin yüksekliğinden ve dikkat ve tefekkürle okuyan mü'minlerin ve ehl-i ilmin arasında vücûda gelen sarsılmaz uhuvvet ve kardeşlikten anlıyoruz. Medresetü'z-Zehrâ’nın bu muazzam fa'âliyeti, zemin yüzünde bahar mevsiminde olan İlâhî ve muazzam neşir gibi sessiz, gürültüsüz, şa'şaasız, gösterişsiz ve mütevâzi fakat muazzam bir şekilde cereyan etmektedir. Fıtraten acûl olan insanoğlu, âlemde hâkim olan kanun-u İlâhîyi düşünmeyerek, her mes'elenin istediği vakitte hâl olunmasını istiyor; küçük dâirelerdeki vazifelerini atlayıp, büyük dâirelere sapıyor.

Tohumları atılmış ve sünbül vaktine gelmiş olan Risale-i Nurun yetiştirdiği hakîki îmânlı zâtlar, inşâallâh yakın zamanda Âlem-i İslâma birer nümûne-i imtisal olup nur-u hidayeti göstereceklerdir.

Ankara Üniversitesi Nur Talebeleri nâmına

Abdullâh ∗∗∗

Ankara’da Nurları Neşretmek Ni'met-i Uzmâsına Nâil Olmuş Büyük Bir Âlim ve Ehl-i Kalb Bir Zâtın Üstada Yazdığı Bir Mektûbdur

Ankara’da Nurları Neşretmek Ni'met-i Uzmâsına Nâil Olmuş Büyük Bir Âlim ve Ehl-i Kalb Bir Zâtın Üstada Yazdığı Bir Mektûbdur.

Sâhibü'l-ihlâs ve'n-nur ve'l-kemâl ve'l-irşad mücâhid-i ekber Bediüzzaman Hazretleri!

Meydân-ı iptilâ ve imtihana lillâh ve fillâh için atıldığınız ândan bu âna kadar hukukullâh ve hukuk-u ibâdın müdafaa ve muhâfazasına leyl ü nehâr, Hak ve halk huzurunda, zâtınıza hàs kudret-i ilmiye ve kemâliye ve nuriye ve irşadiyelerinizle fevkalâde ağır şerâit dâiresinde lâyenkatı denecek derece sa'y ü gayret ve himmetle çalıştığınıza, melek, felek, arş, kürsî, levh, kalem, arz, semâvât, âlem-i kevn, ins ve cin ve hàriçteki ehl-i insan ve İslâm ve bu abd-i âciz “Eşhedü billâh ilâ âhiri'd-deverân” şâhid-i dâimî ve ebedîyiz.

Sâhibü'n-nur olan Bediüzzaman’ımız! Zât-ı nuriyelerinizin, abd-i âciz, can ve gönülden dostunuzum. Bu dostluğum, gelip geçici, zevâle mahkûm dostluklardan değildir. Âlem-i mânâda, bezm-i ezel-i elestüdeki fıtrat-ı zâtiyelerimizden müntakil dostluk olduğu gibi, âlem-i şühûdumuzda bir yarım asra takarrüb buyuran etvâr ve akvâl ve harekât ve sekenâtınızdan ve bu müddet zarfında devr-i istibdâd ve meşrûtiyet ve cumhûriyette birbirinden

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.