İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 598 / 683
598

Hükûmete muhâlefet bahsi hakkında da birkaç söz söyleyerek ma'ruzâtımı neticelendirmek isterim. Karşınızda kemâl-i saffet ve samîmiyetle âdilâne kararlarınıza intizar eden bu asırdîde zât, ömründe hiçbir defa hilâf-ı hakikat beyânda bulunmağa tenezzül etmiş bir adam değildir. İlk celse-i muhâkemede, bugünkü hükûmetten memnun olduğunu ve muvaffakıyetine duâ ettiğini, onun beğenmediği ve tenkid ettiği hükûmet, eski hükûmetler olduğunu alenen söylemiştir. Filhakîka, müvekkilim, bütün milletle beraber istibdâda karşı mücâdele etmiş, hürriyet ve demokrasinin te'sisine çalışmış ve bu hususta husûle gelen muvaffakıyetten dolayı da memnun olmuştur. Risale-i Nurun gayesi de ictimâî nizâm ve intizamı kalblere yerleştirmektir. Siyâsî ricâl, siyâsî sahada nizâm-ı ictimâîyi, milletin hak ve hürriyetlerini te'mine çalıştıkları gibi, Risale-i Nur müellifi de, manevî sahada, kalblerde bunları yerleştirmeye çalışıyor. Gayeler müşterektir. Bir mekteb-i irfan olan Risale-i Nur’un müellifi ve şâkirdleri âsâyişin, nizâm ve intizamın fahrî ve manevî bekçileridir. Manevî sahada, kalblerde ve dimağlarda anarşinin, bozgunculuğun kalkmasına çalışmaktadırlar. Kemâl-i samîmiyetle, hiçbir ivaz ve garaz olmaksızın, hiçbir karşılık beklemeksizin, yalnız Allah rızâsı için, millet ve memleketin menfaati için çalışmaktadırlar. Bunu yapmak bir cürüm ve cinayet değil, millet ve memlekete bir hizmettir. Muâhezeye değil, takdire lâyıktır. Berâetini istemek hakkımızdır. Karar yüksek mahkemenindir. ∗∗∗

Avukat Seniyyüddin Başak’ın Müdafaası

AVUKAT SENİYYÜDDİN BAŞAK’IN MÜDAFAASI:

Müteâkiben, müellifin diğer vekili olan avukat Seniyyüddin Başak kalkmış, kısa birkaç söz söylemiştir:

Artık mes'ele aydınlanmış, hakikat güneş gibi tezâhür etmiştir. Yüksek mahkeme herşeye vâkıf olmuştur. Benim buna ilâve edecek bir sözüm yoktur. Böyle kıymetli, faziletli, millet ve memleket için cansipârâne ve hiçbir ivaz ve bedel mukâbili olmayarak fîsebîlillâh çalışan zevâtı buralara getiren, cinayet sandalyelerine oturtan zihniyet hakkında bazı mütâlaada bulunmak isterdim; fakat onun yeri burası değildir. Bunun için ayrıca bir eser yazmak icâb eder. Çünkü bu zihniyetle mücâdele herkes için bir vazifedir. Yüksek mahkemenin yüksek vicdânı beni müdafaadan müstağnî kılacak derecede itmi'nân-bahştır. Müvekkilimin berâetini istemekle şeref duyarım. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.