görünen hizmetlerinin, hakikatte, kâinâtta en muazzam mes'ele olduğunu ve bir gün bu memlekette Risale-i Nurun nuruyla geniş çapta fütûhât olacağını müjdelemekte, Risale-i Nurun dâiresinin ve neşriyatının temellerini, esâslarını vaz' ve tahkîm etmektedir. ∗∗∗
► (01) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim,
Risale-i Nurun hizmetindeki ekser şâkirdleri, birer nev'i kerâmet ve ikram-ı İlâhî hissettikleri gibi; bu âciz kardeşiniz, çok muhtaç olduğu için çok nev'ilerini ve çeşitlerini hissediyor. Ve bu sıralarda, bu havâlideki şâkirdler, yemînle itiraf ediyorlar ki: “Biz Nurun hizmetinde çalıştıkça, hem maîşetçe, hem istirahat-i kalbce bir genişlik, bir ferâh, zâhir bir sûrette hissediyoruz.” Ben kendimce o kadar hissediyorum ki; nefis ve şeytanım, o bedâhete karşı hayret ederek sustular.
Said Nursî ∗∗∗
Âhiret Kardeşlerime Mühim Bir İhtar
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Âhiret Kardeşlerime Mühim Bir İhtar:
İki Maddedir.
Birincisi: Risale-i Nura intisab eden kimsenin en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak ve yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan ve yazdıran ve okuyan, “Risale-i Nur Talebesi” ünvânını alır ve o ünvân altında, her yirmidört saatte benim lisânımla belki yüz defa, bazen daha ziyâde hayırlı duâlarımda ve manevî kazançlarımda hissedar olmakla beraber, benim gibi duâ eden kıymetdâr binler kardeşlerin ve Risale-i Nur Talebelerinin duâlarına ve kazançlarına dahi hissedar olur. Hem dört vecihle dört nev'i ibâdet-i makbûle hükmünde bulunan kitabetinde hem îmânını kuvvetlendirmek, hem başkalarının îmânlarını tehlikeden kurtarmaya çalışmak, hem Hadîsin hükmüyle “Bir saat tefekkür, bazen bir sene kadar bir ibâdet hükmüne geçen” tefekkür-ü îmâniye elde etmek ve ettirmek; hüsn-ü hatt-ı olmayan ve vaziyeti çok ağır bulunan üstadına yardım etmekle hasenâtına iştirâk etmek gibi çok fâideleri elde edebilir. Ben kasemle te'min ederim ki: Bir küçük risaleyi kendine bilerek yazan adam,
