İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 178 / 683
178

Bediüzzaman Said Nursî’nin Birkaç Mektûbu Ve Nur Risalelerinin Te'lifi Zamanlarında Risale-i Nuru El Yazılarıyla Neşredenlerden Bazılarının Fıkralarıdır

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ’NİN BİRKAÇ MEKTÛBU VE NUR RİSALELERİNİN TE'LİFİ ZAMANLARINDA RİSALE-İ NURU EL YAZILARIYLA NEŞREDENLERDEN BAZILARININ FIKRALARIDIR

Yirmisekizinci mektûbun üçüncü mes'elesinin tetimmesi olabilir küçük ve hususî bir mektûbdur.

Âhiret kardeşlerim ve çalışkan talebelerim Husrev Efendi ve Re'fet Bey!

Sözler nâmındaki envâr-ı Kur'âniyede üç kerâmet-i Kur'âniyeyi hissediyorduk. Sizler dahi, gayret ve şevkinizle bir dördüncüsünü ilâve ettirdiniz. Bildiğimiz üç ise:

Birincisi: Te'lifinde fevkalâde sühûlet ve sür'attir. Hattâ beş parça olan Ondokuzuncu Mektûb iki-üç günde ve her günde üç-dört saat zarfında –mecmûu oniki saat eder– kitapsız, dağda, bağda te'lif edildi. Otuzuncu Söz; hastalıklı bir zamanda, beş-altı saatte te'lif edildi. Yirmisekizinci Söz olan Cennet bahsi bir veya iki saatte, Süleyman’ın dere bahçesi’nde te'lif edildi. Ben ve Tevfik ile Süleyman, bu sür'ate hayrette kaldık. Ve hâkezâ...

Te'lifinde bu kerâmet-i Kur'âniye olduğu gibi...

İkincisi: Yazmasında dahi fevkalâde bir sühûlet, bir iştiyak ve usanmamak var. Şu zamanda rûhlara, akıllara usanç veren çok esbâb içinde, bu Sözler’den biri çıkar; birden çok yerlerde kemâl-i iştiyakla yazılmaya başlanıyor. Mühim meşgaleler içinde, onlar herşeye tercih ediliyor ve hâkezâ...

Üçüncü Kerâmet-i Kur'âniye: Bunların okunması dahi usanç vermiyor. Hususan ihtiyaç hissedilse, okundukça zevk alınıyor, usanılmıyor.

İşte siz dahi, “Dördüncü Bir Kerâmet-i Kur'âniye”yi isbât ettiniz. Husrev gibi, kendine tenbel diyen ve beş senedir Sözler’i işittiği hâlde yazmaya cidden tenbellik edip başlamayan bir kardeşimiz, bir ayda ondört kitabı güzel ve dikkatli yazması, şübhesiz dördüncü bir kerâmet-i esrâr-ı Kur'âniyedir. Hususan Otuzüçüncü Mektûb olan Otuzüç Pencerelerin kıymeti tamamen takdir edilmiş ki, gayet dikkatle ve güzel yazılmış. Evet o risale, Mârifetullâh ve Îmân-ı Billâh için en kuvvetli ve en parlak bir risaledir. Yalnız baştaki pencereler gayet icmâl ve ihtisar ile gidilmiştir; fakat gittikçe inkişaf eder; daha ziyâde parlar. Zâten sâir te'lifâta muhâlif olarak ekser Sözler’in başları mücmel başlar, gittikçe genişlenir, tenevvür eder.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.