Evet, Risale-i Nurun mes'elesi; Âlem-i İslâmda, hususan bu memlekette küllî bir ehemmiyeti bulunduğundan böyle heyecanlı toplamalar ile umumun nazar-ı dikkatini Nur hakikatlerine celbetmek lâzımdır ki, ümîdimizin ve ihtiyatımızın ve gizlememizin ve muârızların küçültmelerinin fevkınde ve ihtiyarımızın haricinde böyle şa'şaa ile Risale-i Nur kendi derslerini dost ve düşmana âşikâren veriyor. En mahrem sırlarını en nâmahremlere çekinmeyerek gösteriyor. Mâdem hakikat budur, biz küçücük sıkıntılarımızı “kinin” gibi bir acı ilâç bilip sabır ve şükretmeliyiz, “Yâhû bu da geçer” demeliyiz.
Sâniyen: Bu Medrese-i Yûsufiye’nin nâzırına yazdım: Ben Rusya’da esir iken, en evvel Bolşevizmin fırtınası hapishânelerden başladığı gibi, Fransız İhtilâl-i Kebîri dahi en evvel hapishânelerden ve tarihlerde serseri nâmıyla yâdedilen mahpuslardan çıkmasına binâen; biz Nur şâkirdleri, hem Eskişehir, hem Denizli, hem burada mümkün oldukça mahpusların ıslahına çalıştık. Eskişehir ve Denizli’de tam fâidesi görüldü. Burada daha ziyâde fâide olacak ki, bu nâzik zaman ve zeminde Nurun dersleriyle geçen fırtınacık (Hâşiye) [^8] yüzden bire indi. Yoksa ihtilâftan ve böyle hâdiselerden istifade eden ve fırsat bekleyen haricî muzır cereyanlar, o baruta ateş atıp bir yangın çıkacaktı.
[^8]:(Hâşiye) Bu fırtına ise, Afyon Hapsinde bir isyan çıktı; hiçbir Nur Talebesi karışmadı..
Said Nursî ∗∗∗
► (23) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık, Sarsılmaz, Sıkıntıdan Usanıp Bizlerden Çekilmez Kardeşlerim!
Şimdi maddî, manevî bir sıkıntıdan nefsim sizin hesabınıza beni mahzûn eylerken, birden kalbe geldi ki, hem senin, hem buradaki kardeşlerin tek birisiyle yakında görüşmek için bu zahmet ve meşakkatin başka sûrette on mislini çekseydiniz yine ucuz olurdu. Hem Nurun takvâdârâne ve riyâzetkârâne meşrebi, hem umuma ve en muhtaçlara hattâ muârızlara ders vermek mesleği, hem dâiresindeki şahs-ı manevîyi konuşturmak için eski zamanda ehl-i hakikatin senede hiç olmazsa bir-iki defa ictimâ'ları ve sohbetleri gibi; Nur şâkirdlerinin de, birkaç senede en müsâid olan Medrese-i Yûsufiye’de bir defa toplanmalarının lüzumu cihetinde bin sıkıntı ve meşakkat dahi olsa ehemmiyeti yoktur. Eski hapislerimizde birkaç zaîf
