Sâniyen: Makine işinde tecrübeli ve muktedir, hususî kâtibi size gönderiyorum; kendim zahmetle yazdığımdan, bundan sonra kısaca yazacağım, gücenmeyiniz.
…………………….
Râbian: Bu dakikada Kastamonu Husrev’i Mehmed Feyzi’nin tebrik ve nur fütûhâtının müjdelerini hâvî parlak güzel mektûbunu aldım. Ve o kıymetli kardeşimiz başta olarak, Hilmi, Emin, Beş Kardeşlere, Zehralar, Lütfiyeler, Ulviyeler gibi Nurcu hemşirelerimizin hem leyâli-i aşerelerini, hem bayramlarını rûh u canımızla tebrik ediyoruz. Hem Hulûsî’nin, hem Feyzi’nin mektûblarını leffen gönderiyoruz.
Said Nursî ∗∗∗
► (23) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim,
Evvelâ: Umum Nurcuların mübârek bayramlarını ve Haccü'l-Ekberde bulunan Nur Şâkirdleriyle ve Hacdaki Nur tarafdârlarının bayramlarını tebrik içinde ve çok zamandan beri esâret altında kalmış ve istiklâliyetini kaybetmiş Hindistan, Arabistan gibi Âlem-i İslâmın büyük memleketleri birer devlet-i İslâmiye şeklinde; Hind’de yüz milyon bir devlet-i İslâmiye, Cava’da elli milyondan ziyâde bir devlet-i İslâmiye ve Arabistan’da dört-beş hükûmet, bir cemâhîr-i müttefika gibi, Arab birliği ile İslâm birliğini birleştirmesindeki Âlem-i İslâmın bu büyük bayramının mukaddimesini tebrik ile, bu bayram bize müjde veriyor.
Sâniyen: İstanbul’da, Re'fet Beyin ve Mustafa Oruç’un yazdıklarına göre, çok zaman İslâm ordusunu idare eden ve sonra dâru'l-fünûna inkılâb eden harbiye nezâreti ve bâb-ı seraskerî, o muazzam binanın alnında ﴾ اِنَّا فَتَحْنَالَكَ فَتْحًا مُبِينًا﴾ ﴿ وَ يَنْصُرَكَ اللّٰهُ نَصْرًا عَزِيزًا ﴿ Hatt-ı Kur'ân ile o mânidâr Kur'ân âyeti yazılmışken, sonra da mermer taşlarla üzeri kapatılıp o Nurları gizlemişlerdi. Şimdi yeniden hatt-ı Kur'âniyeye bir nümûne-i müsâade ve Risale-i Nurun takib ettiği maksadına bir vesile ve Üniversite ileride bir Nur medresesi olmasına bir işâret olduğu gibi, Denizli Nurcularından Ahmed’lerin meşhûr âlim ve akılca ondokuzuncu asrın en büyüğü ve ictimâî feylesofların en ilerisi Bismark’ın eserinden aldıkları bir fıkrada, o yüksek Bismark, eserinde diyor ki:
“Kur'ânı her cihetle tedkik ettim, her kelimesinde büyük bir hikmet gördüm. Bunun misli ve beşeriyeti idare edecek hiçbir eser yoktur ve gelemez.” Ve Peygambere hitâben der:
