İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 373 / 683
373

îmânımız için ve îmâna ve emniyete hizmetimiz için bize hücum edildiğine çok hüccetlerden bir hücceti şudur ki: Yirmi sene zarfında, Risale-i Nur’un yirmibin nüshaları ve parçalarını yirmibin adamlar okuyup kabûl ettikleri hâlde, Risale-i Nur’un şâkirdleri tarafından emniyetin ihlâline dair hiçbir vukûât olmamış ve hükûmet kaydetmemiş ve eski ve yeni iki mahkeme bulmamış. Hâlbuki, böyle kesretli ve kuvvetli propaganda, yirmi günde vukûâtlar ile kendini gösterecekti. Demek, hürriyet-i vicdân prensibine zıd olarak, bütün dindar nasihatçilere şâmil, lastikli bir kanunun yüzaltmış üçüncü maddesi sahte bir maskedir. Zındıklar, bazı erkân-ı hükûmeti iğfal ederek, adliyeyi şaşırtıp, bizi herhalde ezmek istiyorlar.

Mâdem hakikat budur, biz de bütün kuvvetimizle deriz: Ey dinini dünyaya satan ve küfr-ü mutlaka düşen bedbahtlar; elinizden ne gelirse yapınız. Dünyanız başınızı yesin ve yiyecek! Yüzer milyon kahraman başlar fedâ oldukları bir kudsî hakikate, başımız dahi fedâ olsun! Her ceza ve i'dâmınıza hazırız! Hapsin harici, bu vaziyette, yüz derece dâhilinden daha fenâdır. Bize karşı gelen böyle bir istibdâd-ı mutlak altında hiçbir hürriyet, ne hürriyet-i ilmiye, ne hürriyet-i vicdân, ne hürriyet-i diniye olmamasından ehl-i nâmus ve diyânet ve tarafdâr-ı hürriyet olanlara ya ölmek veya hapse girmekten başka çaresi kalmaz! Biz de, ﴾ اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ ﴿ diyerek Rabbimize dayanıyoruz.

Mevkuf

Said Nursî ∗∗∗

Mahkeme Reisi Ali Rıza Beyefendi

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Mahkeme Reisi Ali Rıza Beyefendi,

Hukukumu müdafaa etmek için ehemmiyetli bir talebim ve bir ricâm var. Ben yeni harfleri bilmiyorum ve eski yazım da pek nâkıstır, hem beni başkalarla görüştürmüyorlar, âdeta tecrid-i mutlak içindeyim. Hattâ iddianâme, onbeş dakikadan sonra benden alındı. Hem avukat tutmak iktidarım yok. Hattâ size takdim ettiğim müdafaâtımın, çok zahmetle, bir kısmını gizli olarak ancak yeni harf ile bir sûretini alabildim. Hem Risale-i Nur’un bir nev'i müdafaanâmesi ve mesleğinin hülâsası olan Meyve Risalesi’nin bir sûretini müddeiumuma vermek için ve bir-iki sûretini Ankara makàmâtına göndermek için yazdırmıştım. Birden onları elimden

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.