► (11) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Sizin sebat ve metânetiniz, masonların ve münâfıkların bütün plânlarını akîm bırakıyor. Evet kardeşlerim, saklamağa lüzum yok; o zındıklar, Risale-i Nur’u ve Şâkirdlerini, tarîkata ve bilhassa Nakşî Tarîkatına kıyâs edip, o ehl-i tarîkatı mağlûb ettikleri plânlar ile bizleri çürütmek ve dağıtmak fikriyle bu hücumu yaptılar.
Evvelâ: Ürkütmek ve korkutmak ve o mesleğin sû-i istimâlâtını göstermek.
Sâniyen: O mesleğin erkânlarının ve müntesibînin kusurâtlarını teşhîr etmek.
Ve Sâlisen: Maddiyûn felsefesinin ve medeniyetinin câzibedâr sefâhet ve uyutucu, lezzetli zehirleriyle ifsad etmekle mâbeynlerinde tesânüdü kırmak. Ve üstadlarını ihanetlerle çürütmek ve mesleklerini fennin, felsefenin bazı düsturlarıyla nazarlarından sukùt ettirmektir ki, Nakşîlere ve ehl-i tarîkata karşı istimâl ettikleri aynı silâh ile bizlere hücum ettiler, fakat aldandılar. Çünkü, Risale-i Nur’un meslek-i esâsı, ihlâs-ı tam ve terk-i enâniyet ve zahmetlerde rahmeti ve elemlerde bâkî lezzetleri hissedip aramak ve fânî aynı lezzet-i sefîhânede elîm elemleri göstermek ve îmânın bu dünyada dahi hadsiz lezzetlere medâr olmasını ve hiçbir felsefenin eli yetişmediği noktaları ve hakikatleri ders vermek olduğundan, onların plânlarını İnşâallâh tam akîm bırakacak ve “Meslek-i Risale-i Nur ise, tarîkatlara kıyâs edilmez!” diye onları susturacak.
Said Nursî ∗∗∗
