İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 63 / 683
63

Elhâsıl; Sultan Selim’e bîat etmişim. Onun İttihâd-ı İslâm’daki fikrini kabûl ettim. Zîra, o Vilâyât-ı Şarkıyeyi îkaz etti, onlar da ona bîat ettiler. Şimdiki şarklılar, o zamandaki şarklılardır. Bu mes'elede seleflerim; Şeyh Cemâleddin-i Efganî, allâmelerden Mısır Müftüsü merhum Muhammed Abduh, müfrit âlimlerden Ali Suâvi, Hoca Tahsin ve İttihâd-ı İslâm’ı hedef tutan Nâmık Kemâl ve Sultan Selim’dir ki, demiş:

İhtilâf ü tefrika endişesi,

Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni;

İttihâdken savlet-i a'dâyı def'a çaremiz,

İttihâd etmezse millet, dâğdâr eyler beni...

Yavuz Sultan Selim

Ben zâhiren buna teşebbüs ettim; iki maksad-ı azîm için:

Birincisi: O ismi tahdid ve tahsîsten halâs etmek ve umum mü'minlere şümûlünü ilân etmek... Tâ ki, tefrika düşmesin ve evhâm çıkmasın.

İkincisi: Bu geçen musîbet-i azîmeye sebebiyet veren fırkaların iftirakının tevhid ile önüne sed olmaktı. Vâ-esefâ ki, zaman fırsat vermedi. Sel geldi, beni de yıktı. Hem derdim: Bir yangın olsa, bir parçasını söndüreceğim. Fakat hocalık elbisem de yandı. Ve uhdesinden gelemediğim bir yalancı şöhret de maalmemnuniye ref' oldu.

Ben ki, âdi bir adamım. Böyle meclis-i meb'ûsân ve a'yân ve vükelânın en mühim vazifelerini düşündürecek bir emri uhdeme aldım. Demek cinayet ettim!...

Sekizinci Cinayet

SEKİZİNCİ CİNAYET:

Ben işittim ki, askerler bazı cem'iyetlere intisab ediyorlar. Yeniçerilerin hâdise-i müdhişesi hâtırıma geldi. Gayet telâş ettim. Bir gazetede yazdım ki:

Şimdi en mukaddes cem'iyet, ehl-i îmân askerlerin cem'iyetidir. Umum mü'min ve fedâkâr askerlerin mesleğine girenler, neferden seraskere kadar dâhildir. Zîra; ittihâd, uhuvvet, itâat, muhabbet ve İ'lâ-yı Kelimetullâh, dünyanın en mukaddes cem'iyetinin maksadıdır. Umum mü'min askerler, tamamıyla bu maksada mazhardırlar. Askerler merkezdir. Millet ve cem'iyet onlara intisab etmek lâzımdır. Sâir cem'iyetler, milleti, asker gibi mazhar-ı muhabbet ve uhuvvet etmek içindir.

Amma İttihâd-ı Muhammedî (A.S.M.) ki; umum mü'minlere şâmildir, cem'iyet ve fırka değildir. Merkezi ve saff-ı evveli; gâziler, şehîdler, âlimler, mürşidler teşkil ediyor. Hiçbir mü'min ve fedâkâr asker –zâbit olsun, nefer olsun– haric değil ki; tâ, intisaba lüzum kalsın. Lâkin bazı

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.