İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 228 / 683
228

İddianâmeye Karşı İ'tirâznâmem

İDDİANÂMEYE KARŞI İ'TİRÂZNÂMEM

Ey hey'et-i hâkime ve ey müddeiumumî! Bu iddianâmede sebeb-i ittihamım herbir maddeye karşı, istintak dâiresinde zabtınıza geçen müdafaâtımda cevabları vardır. Hususan, “Son Müdafaâtım” nâmındaki otuzbeş sahifelik bir müdafaanâmeyi, i'tirâz yerine, size takdim ediyorum. Bu noktaya nazar-ı adâlet ve insafı çevirmek için derim ki:

On seneden beri Isparta Vilâyeti’nde, mazlum bir sûrette, tazyîk altında âsâyiş-i dâhiliye ve emniyet-i umumiyeye zarar verecek hiçbir emâre, hiçbir tereşşuhât olmadığı hâlde, emniyet-i dâhiliyeyi ihlâl etmek teşebbüsü ile ittiham edilmekliğime hangi insaf, hangi vicdân müsâade eder? Eğer yüzaltmış üçüncü madde-i kanuniye mânâsı bizim hakkımızda da vech-i tatbiki gibi mânâ verilse o vakit başta Diyânet Riyâseti, bütün imâmlar, hatîbler ve vâizlere teşmîl etmek lâzım gelir. Çünkü, hayat-ı diniyeyi telkin etmekte onlarla beraberiz. Eğer telkinât-ı diniye, emniyet-i dâhiliyeyi, mutlaka ihlâl etmek gibi mânâsız bir fikir ileri sürülse, umuma şâmil olur. Evet benim, onların fevkınde bir cihet var ki; o da kat'iyyetle, şübhesiz, şeksiz hakàik-ı îmâniyeyi izâh etmektir. Bu ise farz-ı muhâl olarak, umum ehl-i dine bir i'tirâz gelse, bu hâl bizi i'tirâzdan kurtarmağa vesile olur. Benim hakkımda bu kadar tahkîkatla beraber daha tesbit edilmeyen ve tesbit edilse de, adâlet-i hakîkiye noktasında bir suç teşkil etmeyen ve bir suç teşkil etse de, yalnız beni mes'ûl eden bir madde yüzünden, yirmi kadar masûm ve bîgünah kimseleri; çoluk-çocuğundan, işinden alıkoyup hapiste perîşan etmek, elbette adliyenin nazar-ı adâletine uygun gelmez. Benim ile ednâ bir temâsı bulunan çok bîçâre masûmlar, tevkìf ile mühim zararlara dûçâr oldular.

Şark hâdisesi münâsebetiyle nefyedilmem, iddianâmede iştirâki ihsâs ettiği cihetle cevab veriyorum ki: Hükûmetin dosyalarında, benim künyem altında hiçbir meşrûhat yoktur; sırf ihtiyat yüzünden nefyedildiğim, hükûmetçe sâbit olmuştur. Ben, o zaman da, şimdiki gibi münzevî yaşıyordum. Bir dağın mağarasında, bir hizmetçi ile yalnız otururken beni tutup, on sene bilâ-sebeb, müracaat etmediğim için, dokuz sene bir köyde, bir sene de Isparta’da ikamete mahkûm edip, âhirinde bu musîbete giriftâr ettiler.

ÜÇÜNCÜ İDDİANÂME

“Barla’da iken te'sis-i münâsebet edildiği, uzağında ve yakınında bulunan bu eşhâsın maddî ve manevî yardımlarını te'min ederek fa'âliyete

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.