İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 390 / 683
390

► (12) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Azîz Kardeşlerim!

Bu eski ve yeni iki Medrese-i Yûsufiye’deki şiddetli imtihanda sarsılmayan ve dersinden vazgeçmeyen ve yakıcı çorbadan ağızları yandığı hâlde talebeliğini bırakmayan ve bu kadar tehâcüme karşı kuvve-i maneviyesi kırılmayan zâtları, ehl-i hakikat ve nesl-i âtî alkışlayacakları gibi, melâike ve rûhâniler dahi alkışlıyorlar, diye kanâatim var. Fakat, içinizde hastalıklı ve nâzik ve fakirler bulunmasıyla maddî sıkıntı ziyâdedir. Ve buna karşı da, herbiriniz herbirisine birer tesellîci ve ahlâkta ve sabırda birer nümûne-i imtisal ve tesânüd ve taltifte birer şefkatli kardeş ve ders müzâkeresinde birer zekî muhâtab ve mucîb ve güzel seciyelerin in'ikâsında birer âyine olmanız, o maddî sıkıntıları hiçe indirir, diye düşünüp, rûhumdan ziyâde sevdiğim sizler hakkında tesellî buluyorum.

Yüzyirmi yaşında bulunan Mevlâna Hâlid’in cübbesini size bir gün göndereceğim. O zât, onu bana giydirdiği gibi, ben de onun nâmına sizin herbirinize teberrüken giydirmek için, hangi vakit isterseniz göndereceğim.

Said Nursî ∗∗∗

► (13) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Kader-i İlâhî adâleti, bizleri Denizli Medrese-i Yûsufiye’sine sevketmesinin bir hikmeti; her yerden ziyâde Risale-i Nur’a ve şâkirdlerine, hem mahpusları, hem ahâlisi, belki hem memurları ve adliyesi muhtaç olmalarıdır. Buna binâen biz, bir vazife-i îmâniye ve uhreviye ile bu sıkıntılı imtihana girdik. Evet, yirmi-otuzdan ancak bir-ikisi ta'dil-i erkân ile namazını kılan mahpuslar içinde, birden Risale-i Nur şâkirdlerinden kırk-ellisi umumen bilâ-istisna mükemmel namazlarını kılmaları, lisân-ı hâl ve fiil diliyle öyle bir ders ve irşaddır ki, bu sıkıntı ve zahmeti hiçe indirir, belki sevdirir. Ve şâkirdler, ef'âlleriyle bu dersi verdikleri gibi, kalblerindeki kuvvetli tahkîkî îmânlarıyla dahi buradaki ehl-i îmânı ehl-i dalâletin evhâm ve şübehâtından kurtarmalarına medâr çelikten bir kale hükmüne geçeceğini, rahmet ve inâyet-i İlâhiyeden ümîd ediyoruz.

Buradaki ehl-i dünyanın, bizi konuşmaktan ve temâstan men'leri, zarar vermiyor. Lisân-ı hâl, lisân-ı kàlden daha kuvvetli ve te'sirli konuşuyor. Mâdem hapse girmek terbiye içindir; milleti seviyorlarsa, mahpusları Risale-i Nur Şâkirdleriyle görüştürsünler. Tâ bir ayda, belki bir günde,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.