Masûm Kardeşlerimin Mazlumiyetinden Gelen Feryâdlarının İşitilmediği ve Benim de Onlarla Konuşturulmadığım Bir Zamanda, Onların Me'yûsiyetlerine Bir Tesellî Vermek İçin Yazdığım Bir Fıkradır
(Bu makam münâsebetiyle ilâve edilmiştir)
Hafîz-i Zülcelâl’in hıfz ve himâyetine bakınız ki; mes'elemiz münâsebetiyle Risale-i Nur’un risaleleri adedine muvâfık olarak, yüz yirmi küsûr adamın mahrem evrakları ile istintakta oldukları hâlde ve ecnebîlerin entrikalarıyla ve muhâlif komitecilerin dolaplarıyla mevcûd ve münteşir müteaddid cem'iyetlerin hiçbirisiyle, Risale-i Nur’un hiçbir şâkirdinin münâsebetdârlığını gösterecek hiçbir madde bulunmaması, gayet zâhir ve parlak bir Himâye-i Rabbâniyedir. Muhâfaza-i İlâhiyeye ve İmâm-ı Ali (R.A.) ve Gavs-ı A'zam (K.S.), Risale-i Nur’a ait kerâmet-i gaybiyelerini cidden te'yid eden bir inâyet-i Rahmâniyedir. Kırkikilik bir top güllesini, kırkiki masûm ve mazlum kardeşlerimizin Dergâh-ı İlâhiyeye açılan elleriyle doldurup, geri çevirip, atanların başlarında ma'nen patlattırdı. Bizlere, yalnız ehemmiyetsiz, sevâblı, hafif birkaç yara bereden başka olmadı. Böyle bir seneden beri doldurulan bir toptan, böyle pek az zarar ile kurtulmak hàrikadır. Böyle pek büyük bir ni'mete karşı, şükür ve sürûr ve sevinç ile mukàbele etmek gerektir. Bundan sonraki hayatımız bize ait olamaz; çünkü müfsidlerin plânlarına göre, yüzde yüz mahv idi. Demek bundan sonraki hayatı kendimize değil, belki hak ve hakikate vakfetmeliyiz. Şekvâ değil, şükrettirecek rahmetin izini, yüzünü, özünü görmeye çalışmalıyız. ∗∗∗
► (01) ◄
Garîb ve bana pek çok ağır gelen ve üç günde bir bardak ayran ve bir bardak sütten başka bir şey yedirmeyen grip hastalığının üçüncü gününde, füc'eten hâtırıma ihtar edildi. Ben de o hâtırayı teberrük için, mahkemedeki müdafaamın bir mukaddimesi olarak yazdım. Şiddet ve kusur varsa, hastalığıma aittir. Evet, yüz adamın müdafaa edeceği bir hakikati yalnız başıma müdafaaya mecbur olduğumdan; taab-ı dimağî ve perîşaniyete ve daha çok müz'ic ahvâl içinde hakikati doğru olarak, olduğu gibi, bu kadar beyân edebildim.
