İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 239 / 683
239

Mahkeme-i Temyizin Da'vâmızı Nakzetmeyip Tasdiki Takdirinde, Tashih-i Da'vâ İçin Hey'et-i Vekileye Yazılmış Bir Arzuhâldir

MAHKEME-İ TEMYİZİN DA'VÂMIZI NAKZETMEYİP

TASDİKİ TAKDİRİNDE, TASHİH-İ DA'VÂ İÇİN HEY'ET-İ

VEKİLEYE YAZILMIŞ BİR ARZUHÂLDIR

Orada zâhiren görülecek şekvâ ise, hükûmete şekvâ etmektir; ve tenkidler, hükûmeti iğfale çalışan entrikacıları tenkid etmektir.

Ey ehl-i hall ve akd! Dünyada emsâli nâdir bulunan bir haksızlığa giriftâr edildim. Bu haksızlığa karşı sükût etmek hakka karşı bir hürmetsizlik olduğundan, bilmecbûriye gayet ehemmiyetli bir hakikati fâşetmeye mecburum. Diyorum ki:

Ya benim i'dâmımı ve yüz bir sene cezayı istilzam edecek kusurumu kanun dâiresinde gösteriniz; veyâhut bütün bütün divâne olduğumu isbât ediniz; veyâhut benim ve risalelerimin ve dostlarımın tam serbestiyetimizi verip, zarar ve ziyanımızı müsebbiblerinden alınız (Hâşiye) [^6] .

[^6]: (Hâşiye) Mahkeme-i Temyizden da'vâmızı nakz yerine tasdik geldiği takdirde, hey'et-i vekileye ve hem meclis-i meb'ûsâna, hem Dâhiliye Vekâletine ve hem Adliye Nezâretine vermek üzere, da'vâmızı tashih münâsebetiyle yazılmış bir lâyihadır. Eğer bu haklı derdimi ve ehemmiyetli hakkımı bu merci'lere dinlettiremezsem, bu hayata vedâ etmek bana vâcib olur. Çünkü, sükûtumla şahsî bir hakkımla beraber, binler muhterem hukuk zâyi' olur.

Evet, herbir hükûmetin bir kanunu, bir usûlü var, o kanuna göre ceza verilir. Hükûmet-i cumhûriyenin kanunlarıyla beni ve dostlarımı en ağır bir cezaya müstehak edecek esbâb bulunmazsa; elbette takdir ve mükâfât ve tarziye ile beraber, tam hürriyetimizi vermek lâzım gelir. Çünkü meydândaki gayet ehemmiyetli Hizmet-i Kur'âniyem eğer hükûmetin aleyhinde olsa, böyle bir senelik bana ceza, birkaç dostuma altışar ay mahkûmiyetle olamaz. Belki yüzbir sene ve i'dâm gibi bana ceza ve en ağır cezaları da benim ile ciddi hizmetime irtibat edenlere vermek lâzım gelir. Eğer hizmetimiz hükûmetin aleyhinde olmazsa; o vakit değil ceza, hapis, ittiham, belki takdir, mükâfâtla karşılanmak lâzım gelir. Çünkü bir hizmet ki; yüz yirmi risale, o hizmetin tercümânları olmuş ve o hizmetle, koca Avrupa feylesoflarına meydân okuyup, esâsları zîr ü zeber edilmiş; elbette o te'sirli hizmet ya dâhilde gayet müdhiş bir netice verir, veyâhut gayet nâfi' ve yüksek ve ilmî bir semere verecek. Onun için, göz boyamak nev'inde ve efkâr-ı âmmeyi aldatmak tarzında ve hakkımızda zâlimlerin entrikalarını, yalanlarını setretmek sûretinde, çocuk oyuncağı gibi bana bir sene ceza verilmez. Benim emsâlim, ya i'dâm olur, darağacına müftehirâne çıkarlar, veyâhut lâyık olduğu makamda serbest kalırlar.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.