İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 451 / 683
451

İkincisi: Âlem-i İslâm’ın, bu mübârek vatanın ahâlisine karşı pek şiddetli i'tirâz ve ithamlarını izâle etmek için matbuât lisânıyla konuşmak lâzım gelmiş, diye kalbime ihtar edildi. (Hâşiye-1) [^4]

[^4]: (Hâşiye-1) İşte bu hakikat, Risale-i Nur'un -bu mektûbun yazılışından on sene sonra- Ankara'da matbaalarda tab'edilmesiyle tahakkuk etmiştir.

Ben, dünyanın hâlini bilmiyorum, fakat Avrupada istilâkârâne hükmeden ve Edyân-ı Semâviyeye dayanmayan bu dehşetli cereyanın istilâsına karşı Risale-i Nur hakikatleri bir kale olduğu gibi, Âlem-i İslâm’ın ve Asya Kıt'asının hâl-i hâzırdaki i'tirâz ve ithamını izâle ve eskideki muhabbet ve uhuvvetini iâde etmeye vesile olan bir mu'cize-i Kur'âniyedir. Bu vatanın, bu milletin vatan-perver siyâsîleri sür'atle Risale-i Nur’u tab'ettirerek resmî neşretmeleri lâzımdır ki, bu iki belâya karşı siper olsunlar. (Hâşiye-2) [^5]

[^5]:(Hâşiye-2) Bu dünya çapındaki büyük şerefe ve en muazzam İslâmî hizmete, ancak yeni hükûmet mazhar olabilmiş; ve büyük bir anlayış göstererek, Risale-i Nur'un matbaalarda 1956 senesinde basılmasına sebeb olmakla, Millet-i İslâmiyenin büyük bir teveccühünü kazanmakla, kuvvetini çok fazla arttırmak muvaffakıyetini elde etmiştir.

Said Nursî ∗∗∗

Birden İhtar Edildi Kaleme Almağa Mecbur Oldum

BİRDEN İHTAR EDİLDİ KALEME ALMAĞA MECBUR OLDUM

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Kardeşlerim!

Şimdi tam tahakkuk etti ki; resmen bana ihanet ve hakaret etmek, onunla, teveccüh-ü âmmeyi hakkımda kırmak için gizli bir tedbir kurulmuş. Benim bütün dostlarımı –perde altında– soğutmak ve ürkütmeye çalışıyorlar. Hâlbuki, Sikke-i Tasdik-i Gaybî onların bütün propagandalarını zîr ü zeber ediyor.

Gerçi, böyle dinsizlik hesabına bana olan hakaret, bir derece beni sıkıyor, eski Said’den kalma bazı damarlarıma dokunuyor. Fakat Risale-i Nurun hàrika fütûhâtı ve şâkirdlerinin ehl-i hakikat nazarında ve rûhâni ve melâikeler yanında hürmet ve merhametle karşılanmaları, benim şahsıma gelen ihanet ve hakaretlerin sivrisinek kanadı kadar ehemmiyeti kalmaz. O bedbaht ehl-i ihanet, dindarlık cihetiyle, ehl-i din ve ehl-i ulûm-u diniyenin hürmetini kırmak dine bir ihanet olduğu cihetinde, rûhâni ve melâikelerin ve ehl-i îmân ve ehl-i hakikatin nazarında mel'ûn olduğu gibi; binden ancak bir-iki serserinin veya zındığın âferinini kazanırlar.

O bedbahtlar bana hakaret etmekle, güyâ Risale-i Nurun nüfûzunu kırıyor; şahsımı menba' zannedip beni çürütmekle, Risale-i Nur sukùt edecek gibi ahmakàne bir zan ile şahsıma tecâvüz oluyor.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.