İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 643 / 683
643

Umum Nur Talebelerine Üstad Bedi̇üzzaman’ın Vefâtından Önce Vermiş Olduğu En Son Derstir

[Risale-i Nur Müellifi Üstad Bediüzzaman Said-i Nursî Hazretlerinin, en son defa vasiyetnâmesi hükmünde Emirdağ Lâhikası’nın sonunda derc ve neşr edilen bir beyânı ile yine Emirdağ Lâhikası’nda neşredilen en son sene kaleme aldığı “Reis-i Cumhûr’a ve Başvekile” diye olan bir hitâbesini bu Tarihçe-i Hayat’ın sonuna ilâve ediyoruz.

Nur talebeleri Hazret-i Üstad’ın bu vasiyetnâmesinde beyân ettikleri müsbet hizmet tarzı ile “NURLARI” bütün cihana karşı ilân ettiler. Kur'ân-ı Hakîm’in bu zamana müteveccih müsbet hizmet telâkkisi ile envâr-ı îmâniyeyi akıl ve kalblere yerleştirdiler.]

Hazret-i Üstad’ın hizmetinde bulunan talebeleri

UMUM NUR TALEBELERİNE ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN

VEFÂTINDAN ÖNCE VERMİŞ OLDUĞU EN SON

DERSTİR

Azîz Kardeşlerim!

Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rızâ-yı İlâhîye göre sırf hizmet-i îmâniyeyi yapmaktır, vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır. Bizler âsâyişi muhâfazayı netice veren müsbet îmân hizmeti içinde; herbir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz.

Meselâ: Kendimi misâl alarak derim: Ben eskiden beri tahakküme ve terzile karşı boyun eğmemişim. Hayatımda tahakkümü kaldırmadığım birçok hâdiselerle sâbit olmuş. Meselâ: Rusya’da kumandana ayağa kalkmamak, Dîvân-ı Harb-i Örfî’de i'dâm tehdidine karşı mahkemedeki paşaların suâllerine beş para ehemmiyet vermediğim gibi, dört kumandanlara karşı bu tavrım tahakkümlere boyun eğmediğimi gösteriyor. Fakat bu otuz senedir müsbet hareket etmek, menfî hareket etmemek ve vazife-i İlâhiyeye karışmamak hakikati için; bana karşı yapılan muâmelelere sabırla, rızâ ile mukàbele ettim.

Cercis Aleyhisselâm gibi ve Bedir, Uhud muhârebelerinde çok cefâ çekenler gibi sabır ve rızâ ile karşıladım.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.