İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 463 / 683
463

Ve bu on iki sene zarfında dört büyük mahkemeniz ve feylesof ve ulemâdan mürekkeb ehl-i vukûfunuz, Risale-i Nuru tahsin ve tasdik ve takdir edip, îmân hakkındaki hüccetlerine i'tirâz edememişler. Ve bu millet ve vatana hiçbir zararı olmamakla beraber, hücum eden dehşetli cereyanlara karşı, Sedd-i Zülkarneyn gibi bir Sedd-i Kur'ânî olduğuna, Türk Milleti’nden, hususan, mekteb görmüş gençlerden yüzbin şâhid gösterebilirim. Elbette benim size karşı bu fikrimi tam nazara almak ehemmiyetli bir vazifenizdir. Siz, dünyevî çok diplomatları her zaman dinliyorsunuz; bir parça da, âhiret hesabına konuşan benim gibi kabir kapısında, vatandaşların hâline ağlayan bir bîçâreyi dinlemek lâzımdır.

Bu istid'a, yirmi seneden beri hiç müracaat etmediğim hâlde, bir hiddet zamanında, bir defa olarak, beni tâzib eden Dâhiliye Vekili Hilmi’ye hitâben yazılmış; berây-ı ma'lûmât Afyon Emniyet Müdürü’ne gönderilmiş. Mânâsız, lüzumsuz dört-beş defa bana sıkıntı verdiler; “Senin yazın böyle değil, kim sana böyle yazmış!” diye, resmen beni karakola çağırdılar. Ben de dedim: “Böylelere müracaat edilmez; yirmi sene sükûtum haklı imiş.”

Ey Emirdağı Hükûmeti ve Zâbıtası! Bu hasbihâli bir sene evvel yazmıştım; fakat vermedim, sakladım. Şimdi beş cihetle kanunsuz beni hususî ikametgâhımda bir hizmetçiden men' ve müdâhale etmeleri gibi, dünyada emsâlsiz bir tarzda beni istibdâd-ı mutlak altına alıyorlar. Kanun nâmına kanunsuzluk edenleri, insafa gelmek fikriyle izhâr ediyorum. ∗∗∗

► (17) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Azîz, Sıddık Kardeşim ve Bu Fânî Dünyada Hamiyetli ve Ciddi Bir Arkadaşım!

Evvelâ: Bütün dostlarım ve hemşehrilerimden en ziyâde zâtınız ve bazı Erzurumlu zâtların benim bu işkenceli ve mazlumiyet hâletimde şefkatkârâne ciddi alâkadarlığınıza ve imdâdıma fikren koşmanıza cidden çok minnetdârım ve âhir ömrüme kadar unutmayacağım. Size bin Mâşâallâh ve Bârekallâh derim.

Sâniyen: Mesleğime ve Risale-i Nur’dan aldığım dersime bütün bütün muhâlif olarak ve on seneden beri fânî dünyanın geçici, ehemmiyetsiz hâdiselerine bakmamak olan bir düstur-u hayatıma da münâfî olarak, sırf senin hatırın ve merak ettiğin ve bu defaki uzun mektûbun için, vaziyetime ve zâlimlerin işkencelerine ait birkaç maddeyi beyân edeceğim.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.