bir seneden ziyâde terbiye alsınlar. Hem millete ve vatana, hem kendi istikbâllerine ve âhiretine menfaatli birer insan olsunlar. Gençlik Rehberi bulunsa idi çok fâidesi olurdu. İnşâallâh bir zaman girer.
Said Nursî ∗∗∗
► (14) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Bugün, büyük ve merhum kardeşim Molla Abdullâh ile Ziyaeddin hakkındaki ma'lûmunuz muhâvereyi tahattur ettim. Sonra sizi düşündüm. Kalben dedim: Eğer, perde-i gayb açılsa, bu sebatsız zamanda böyle sebat gösteren ve bu yakıcı, ateşli hâllerden sarsılmayan bu samîmî dindarlar ve ciddi Müslümanlar, eğer herbiri bir velî, hattâ bir kutub görünse, benim nazarımda, şimdi verdiğim ehemmiyeti ve alâkayı pek az ziyâdeleştirecek. Ve eğer birer âmî ve âdi görünse, şimdi verdiğim kıymeti hiç noksan etmeyecek, diye karar verdim. Çünkü böyle pek ağır şerâit altında îmân kurtarmak hizmeti, herşeyin fevkındedir. Şahsî makamlar ve hüsn-ü zanların ilâve ettikleri meziyetler, böyle dağdağalı, sarsıntılı hâllerde hüsn-ü zanlarını kırmakla, muhabbetleri azalır. Ve meziyet sâhibi dahi onların nazarlarında mevkiini muhâfaza etmek için tasannu'a ve tekellüfe ve sıkıntılı vakara mecburiyet hisseder. İşte, hadsiz şükür olsun ki, bizler böyle soğuk tekellüflere muhtaç olmuyoruz.
Said Nursî ∗∗∗
► (15) ◄
Kardeşlerim!
Gerçi bu vaziyet, hem muvâfıka ve bir kısım memurlara, Risale-i Nur’a karşı bir çekinmek, bir ürkmek vermiş; fakat bütün muhâliflerde ve dindarlarda ve alâkadar memurlarda bir dikkat, bir iştiyak uyandırıyor. Merak etmeyiniz. O Nurlar parlayacaklar!
Said Nursî ∗∗∗
► (16) ◄
Azîz Kardeşlerim!
Ben tahmin ediyorum ki, hakîki ve en son müdafaanâmemiz, Denizli hapsinin meyvesi olan risalecik olacak. Çünkü, evvelce bazı evhâm yüzünden bir seneden beri ve aleyhimize geniş bir tarzda çevrilen plânlar
