Risale-i Nur şâkirdlerinin, böyle bir hâdisede manevî mücâhedeleri, inşâallâh zaman-ı sahâbedeki gibi az amel ile, pek büyük sevâb ve âmâl-i sâlihaya medâr olur.
Azîz kardeşlerim, işte böyle bir zamanda, bu dehşetli hâdisâta karşı ihlâs kuvvetinden sonra bizim en büyük kuvvetimiz, iştirâk-i âmâl-i uhreviye düsturuyla kalemler ile, herbiri diğerinin âmâl-i sâliha defterine hasenât yazdırdıkları gibi; lisânlarıyla, herbirinin takvâ kalesine ve siperine kuvvet ve imdâd göndermektir. Ve bilhassa fırtınalı tehâcüme hedef olan bu âciz kardeşinize, bu mübârek şühûr-u selâsede ve eyyâm-ı meşhûrede yardımına koşmak, sizin gibi kahraman ve vefâdâr ve şefkatkârların şe'nidir. Bütün rûhumla bu imdâd-ı manevîyi sizden ricâ ediyorum. Ve ben dahi, îmân ve sadâkat şartıyla, Risale-i Nur talebelerini bütün duâlarıma ve manevî kazançlarıma, yirmidört saatte, iştirâk-i âmâl-i uhreviye düsturuyla, bazen yüz defadan ziyâde Risale-i Nur talebeleri ünvânıyla hissedar ediyorum.
“Gül” ve “Nur” ve “Mübârekler” ve “Medrese-i Nuriye” hey'etleri ve ümmî ihtiyarlar ve masûmlar başta olarak umum kardeşlerimize ve hemşirelerimize selâm ve selâmet ve saâdetlerine duâ ediyoruz.
Said Nursî ∗∗∗
► (21) ◄
Cenâb-ı Hakk’a yüz binler şükür olsun ki Risale-i Nur, kendi kendine tevessü' ediyor, her tarafta fütûhâtı var. Ehl-i dalâletin hileleri, onu durdurmuyor, bil'akis çok dinsizler teslîm-i silâh ediyorlar. Hâfız Ali’nin dediği gibi, korkuları pek ziyâdedir. Şimdi, dinsizlik taassubuyla değil, korku cihetiyle ilişiyorlar. O korku, Risale-i Nur lehine dönecek inşâallâh.
Said Nursî ∗∗∗
► (22) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Hem o eski dost zâta, hem ehl-i dikkate ve sizlere beyân ediyorum ki: Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın feyziyle Yeni Said, hakàik-ı îmâniyeye dair o derece mantıkî ve hakikatli bürhânlar zikrediyor ki; değil Müslüman ulemâsı, belki en muannid Avrupa feylesoflarını da teslîme mecbur ediyor ve etmektedir.
