İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 195 / 683
195

Risale-i Nur tesvîdinde çok hizmeti sebkat eden temiz kalbli, ihlâslı, bir hâfız, müdakkik bir hoca olan Hâfız Hâlid’in bir fıkrasıdı

(Risale-i Nur tesvîdinde çok hizmeti sebkat eden temiz kalbli, ihlâslı, bir hâfız, müdakkik bir hoca olan Hâfız Hâlid’in bir fıkrasıdır.)

Risale-i Nurun müellifi Bediüzzaman, nâdire-i cihan, Hàdim-i Kur'ân Said Nursî (R.A.) hakkında hissiyatımdan binden birini beyân ediyorum.

Üstadım, kendisi Nur ism-i Celîline mazhardır. Bu ism-i şerîf, kendileri hakkında bir ism-i a'zamdır. Kendi karyesinin adı Nurs, vâlidesinin ismi Nuriye, Kàdirî üstadının ismi Nureddin, Nakşî üstadının ismi Seyyid Nur Mehmed, Kur'ân üstadlarından Hâfız Nuri, Hizmet-i Kur'âniyede hususî imâmı Zinnûreyn; fikrini ve kalbini tenvir eden âyet-i Nur olması ve müşkül mesâilini izâha vâsıta olan nur temsîlâtı gayet kıymetdârdır. Resâilin mecmûuna Risale-i Nur tesmiyesi, Nur ismi onun hakkında ism-i a'zam olduğunu te'yid etmektedir.

Risale-i Nur adlı hàrika te'lifâtının bir kısmı Arabî olmakla beraber, Risale-i Nur eczâları şimdiye kadar yüz ondokuza bâliğ olmuştur. (∗) [^7] Herbir risale, kendi mevzûunda hàrikadır. Gayet yüksek olmakla beraber Onuncu Söz ismiyle iştihâr eden haşre ait olan risalesi pek hàrikadır, câmi'dir. Ulemâca sırf nakli olan haşri ve neşri, gayet kuvvetli ve kat'î delâil-i akliye ile isbât etmiştir. Onunla çokları îmânını kurtarmış.

[^7]:(∗) Şimdi yüz otuza bâliğ olmuştur.

﴾ هُوَ الَّذِى جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَاءً وَالْقَمَرَ نُورًا ﴿ âyetinin sırrıyla diyebilirim ki, Risale-i Nur bir kamer-i mârifettir ki, şems-i hakikat olan Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyândan nurunu istifaza eylemiş ki, نُورُ الْقَمَرِ مُسْتَفَادٌ مِنَ الشَّمْسِ olan meşhûr kaziye-i felekiyeye mâsadak olmuştur. Hem diyebilirim ki, üstadım, Kur'ân hakkında bir kamer hükmünde olup, semâ-i risaletin şemsi olan Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’dan nuru istifade edip, Risale-i Nur şeklinde tezâhür etmiş.

Üstadım, başkalarında nâdiren bulunan mümtâz hasletlerin, zâhirî tavrının pek fevkınde bir vaziyet gösteriyor. Zâhir hâle bakılsa ilm-i hâli bilmiyor gibi görünür; birden, bakarsın bir deryâ kesiliyor. Me'zun olduğu mikdarı, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’dan istifade derecesi nisbetinde söyler. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’dan istifadesi olmadığı vakitlerde, yeni ay gibi mahviyet gösterir. Bende nur yok, kıymet yok der. Bu hasleti de tam tevâzu'dur مَنْ تَوَاضَعَ رَفَعَهُ اللّٰهُ hadîsiyle tam âmil olmasıdır. İşte bu haslet icâbatındandır ki, bizim gibi

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.