İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 353 / 683
353

hikmet ve müdebbirâne tam muvâzeneye, elbette kör kuvvet ve şuûrsuz tabiat ve serseri tesâdüf karışamazlar ve onların işi olamaz ve mümkün değildir. Ve kendi kendine teşekkül edip öyle olması ise, yüz derece muhâl içinde muhâldir. Çünkü, o hâlde herbir zerresi, herbir şeyini ve cesedinin teşekkülünü, belki dünyada alâkadar olduğu herşeyini bilecek, görecek, yapabilecek; âdeta ilâh gibi ihâtalı bir ilmi ve kudreti bulunacak, sonra teşkil-i cesed ona havâle edilir ve “kendi kendine oluyor” denilebilir. Ve hey'et-i mecmuasındaki vahdet-i tedbir ve vahdet-i idare ve vahdet-i nev'iye ve vahdet-i cinsiye ve umumun yüzlerinde göz, kulak, ağız gibi noktalarda ittifak cihetinde müşâhede edilen sikke-i fıtratta birlik ve herbir nev'in efrâdı sîmâlarında görülen sikke-i hikmette ittihâd ve iâşede ve icâdda beraberlik ve birbirinin içinde bulunmak gibi keyfiyetlerinden hiçbirisi yoktur ki, senin vahdetine kat'î şehâdette bulunmasın ve herbir ferdinde kâinâta bakan bütün isimlerin cilveleri bulunmakla, vâhidiyet içinde senin ehadiyetine işâreti olmasın.

Hem nasıl ki; insan ile beraber hayvanatın, zeminin bütün yüzünde yayılan yüz bin envâ'ı, muntazam bir ordu gibi techiz ve ta'limât ve itâat ve musahhariyetle ve en küçükten tâ en büyüğe kadar, rubûbiyetin emirleri intizamla cereyanlarıyla o rubûbiyetinin derece-i haşmetine ve gayet çoklukla beraber gayet kıymetli ve gayet mükemmel olmakla beraber gayet çabuk yapılmaları ve gayet san'atlı olmakla beraber gayet kolay yapılışlarıyla, kudretinin derece-i azametine delâlet ettikleri gibi; şarktan garba, şimâlden cenûba kadar yayılan mikroptan tâ gergedana kadar, en küçücük sinekten tâ en büyük kuşa kadar bütün onların rızıklarını yetiştiren rahmetinin hadsiz vüs'atine ve herbiri emirber nefer gibi vazife-i fıtriyesini yapmak ve zemin yüzü her baharda, güz mevsiminde terhis edilenler yerinde yeniden taht-ı silâha alınmış bir orduya ordugâh olmak cihetiyle, hâkimiyetinin nihâyetsiz genişliğine kat'î delâlet ederler.

Hem nasıl ki, hayvanattan herbirisi kâinâtın bir küçük nüshası ve bir misâl-i musağğarı hükmünde gayet derin bir ilim ve gayet dakîk bir hikmetle, karışık eczâları karıştırmayarak ve bütün hayvanların ayrı ayrı sûretlerini şaşırmayarak hatâsız, sehivsiz, noksansız yapılmalarıyla, ilminin herşeye ihâtasına ve hikmetinin herşeye şümûlüne, adedlerince işâretler ederler; öyle de, herbiri birer mu'cize-i san'at ve birer hàrika-i hikmet olacak kadar san'atlı ve güzel yapılmasıyla, çok sevdiğin ve teşhîrini istediğin san'at-ı Rabbâniyenin kemâl-i hüsnüne ve gayet derecede güzelliğine işâret ve herbirisi,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.