Gökler saldı belâ, yer verdi belâ,
Sarstı âfâkı bir acı vâveylâ,
Rahmet et âleme ey Nur-u mevlâ!
Ey cilve-i Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
Bir yanda sel var, bir yanda kan akar,
Bu belâ ateşi âlemi yakar;
Ağlayan bu beşer hep sana bakar,
Ey nümûne-i Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
Çevrildi ateşle bu koca dünya,
Bir Cehennem gibi kaynadı deryâ!
Yetiş imdâda ey şah-ı evliyâ!
Ey bu zamanda Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
………………………………..
Zındıkaya, küfre karşı saldırdın,
Gönüllerden kederleri kaldırdın,
Bizi nurun deryâsına daldırdın,
Ey bîçârelere Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
Kaldıramaz sana asla kimse el,
Bağlıyoruz bizler sana candan bel;
Dünyalara sensin ümîd ve emel,
Ey ziyâ-i Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
Sen ordu kurmazsın erle, uşakla,
Savaşmazsın öyle, topla, bıçakla;
Nurunla şu asrı tutup kucakla,
Ey şimdi Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
Bitsin de, bu korkuç tûfân-ı şedîd,
Açılsın yepyeni bir devr-i mes'ûd;
Onsekizbin âlem eylesin hep îd,
Ey ehl-i Kur'ân’a Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
