Bu âlemde madde değil, bir özsün;
Her zerreden bakan bütün bir gözsün;
Kâinâtı hayran eden bütün bir yüzsün,
Ey misâl-i Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
.......................................................
Çünkü sensin bu asırda Rahmeten li'l-âlemîn’in cilvesi.
Çünkü sensin şimdi Şefîu'l-müznibîn’in vârisi.
Ağisna ya Gıyâse'l-müstağîsîn, bir duâsı,
Ey şu'le-i Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
Şifâ bulsun şimdi biraz yaramız,
Revâc bulsun geçmez olan paramız;
Saç nurunu, aka dönsün karamız,
Ey ziyâ-yı Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
………………………………..
Meylimiz yok yalancı bir dünyaya,
Son verdik biz bid'alara, riyâya;
Kapılmayız öyle kuru hülyaya,
Ey bir hakikat-i Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
Yok bizde cem'iyet kurma hülyası,
Yok başka bir yola gitme sevdâsı;
Olduk, ancak nurun derdli şeydâsı,
Ey dertlilere Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
………………………………..
Geçmişiz hep medihlerden senâdan,
Yüz çevirdik servetlerden gınâdan;
Nur isteriz, geçmeden bu fenâdan,
Ey bu asırda Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
………………………………..
Âşıkların, arşa çıkan feryâdı,
Ağlatıyor o pâk rûhlu ecdâdı;
Allah için eyle bize imdâdı,
Ey muhtaçlara Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
