Geliyor şu karşıdan gerçi bir zulmet,
Fakat sensin bugün atâ-yı rahmet,
Boğacaksın onu nurunla elbet,
Ey bir Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
Kızıl ejder yuvamıza girmesin,
Zehirli eli yakamıza ermesin;
Karşı durup nurun fırsat vermesin,
Ey seyf-i Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
Kara duman üstümüzden dağılsın,
Kızıl alev sönüp âlem ayılsın,
Bu zaferin haşre kadar anılsın,
Ey Zülfikàr-ı Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
O soydandır nice canlar yakanlar;
O soydandır evler barklar yıkanlar,
O soydandır sana kinle bakanlar,
Ey hüccet-i Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
Masûmların kanlarını içerler!
Ebû Cehl’i, Nemrudları geçerler,
Ölümlerden ölümleri seçerler,
Ey şimdi bir Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
Bir mikrop ki, ciğerleri dişliyor,
Kanımızla kendisini besliyor;
Temiz yurdu telvîs edip pisliyor,
Ey bir eczâhâne-i Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
Gâzilerin, fâtihlerin konağı,
Seyyidlerin, serverlerin otağı,
Bu vatandır, şehîdlerin yatağı;
Ey cilve-i Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
O şehîdlerin, ala dönmüş kefeni;
Miskler kokar, güle benzer bedeni,
Öper melekler de nurlu na'şını,
Ey cilve-i Rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
