Hocalar dediler:
— İşte şimdi hakkıyla bizi tam ilzam ettiniz!
Sonra o hocalardan bir kısmı Molla Said’den ders almaya gelirler.
Bundan sonra Mustafa Paşa, ahdettiği mavzer tüfeğini hediye eder ve namaz kılmaya başlar.
Molla Said, ilimdeki emsâlsiz hàrika isti'dâdı derecesinde vücûdca da gayet idmanlı ve kuvvetli idi. Güreş tutmaktan pek hoşlanırdı. Medreselerde bulunan umum talebelerle güreşirdi. Hiçbirisi güreşte bile onu mağlûb edemezdi.
Mustafa Paşa ile bir gün at yarışına çıkarlar. Fakat kasdî olarak Mustafa Paşa gayet serkeş ve ta'limsiz ve hiç binilmemiş bir at hazırlanmasını emreder. Molla Said’e binmek için verir. (Allâhu a'lem, attan düşüp ölmesini istemiş.) Onaltı yaşında bulunan Molla Said, serkeş atı biraz dolaştırdıktan sonra koşturmayı arzu eder. At, onun verdiği istikametten çıkarak başka bir istikamete doğru koşar. Var kuvvetiyle durdurmak ister ise de muvaffak olamaz. Nihâyet çocukların bulunduğu yere gider. Cezîre ağalarından birisinin oğlu yol üstünde iken hayvan iki ayağını kaldırıp çocuğun omuzları arasına vurunca çocuk yere düşerek hayvanın ayakları altında çırpınmaya başlar. Nihâyet etraftan imdâda ulaşırlar. Çocuğu hareketsiz, ölü sûretinde görünce Molla Said’i öldürmek isterler. Ağanın hizmetçileri hançerlerini çekince, Molla Said hemen rovelverine el atar ve adamlara hitâben:
— Hakikate bakılırsa çocuğu Allah öldürmüş; zâhire bakılırsa at öldürmüş; sebebe bakılırsa, Kel Mustafa öldürmüş, çünkü bu atı bana o verdi. Durunuz, ben gelip çocuğa bakayım, ölmüş ise sonra muhârebe edelim, diyerek attan inerek çocuğu kucaklar; çocukta hareket görmeyince soğuk suyun içine batırıp çıkarır. Çocuk gülerek gözünü açar. Bunun üzerine bütün ahâli mütehayyir kalırlar.
Bu acîb vak'a üzerine bir müddet Cezîre’de kaldıktan sonra, talebesi Molla Sâlih ile bedevî Arabların meskeni olan Biro’ya giderler. Orada biraz kalınca tekrar Mustafa Paşa’nın eskisi gibi zulme başladığını işitir, yanına gider ve ona nasihat eder, tehdid eder. Bir gün bir münâkaşa arasında Mustafa Paşa’ya:
— Yine mi zulme başladın, seni Hak nâmına öldüreceğim! tehdidinde bulunur. Paşa’nın kâtibi ortaya atılır. O sırada Molla Said, Mustafa Paşa’yı zulmünden dolayı çok tahkîr eder.
Paşa bu tahkîre tahammül edemeyerek, öldürmek için üzerine hücum eder; fakat Mîran ağaları zabtederler. Nihâyet Mustafa Paşa’nın oğlu Abdülkerim Molla Said’e yaklaşarak:
